Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: TÜRKAN ŞORAY!!  (Okunma Sayısı 16337 defa)
0 Üye ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Z.e.p
Z.e.p
MODERATOR
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 487


Var isem düşünmek zorunda kalıorum :)


Üyelik Bilgileri
« : 12 Temmuz 2007, 21:58:17 »

TÜRKAN ŞORAY

 
               


Türkan Şoray 1960’larla beraber adını duyurdu. Geniş kitlelerce benimsenip aranan bir oyuncu oldu. Türk sinemasının en önemli kadın oyuncuları arasında yer aldı. Toplumun birçok kesimine seslenen, değişik türlerdeki filmlerinde canlandırdığı kadın tiplemeleriyle sinemadaki ününü yaygın kıldı. Sürekli izlenen, aranan bir sinema oyuncusu durumuna geldi.

O üzüldüğünde izleyici de üzülür, o mutlu olduğunda izleyici de mutlu olurdu. Bu efsane kadın halkın arasından geliyordu. Oda konaklarda büyümemişti. Bu yüzden halka daha yakın ve daha sıcaktı. Önce “kara kız” olarak gönüllere yerleşti. Giderek bu yer sağlamlaştı “kara kız” Türkan Sultana dönüştü ve yeni kentlilerin gönlünde yaşamını sürdürdü. Hala da adından söz ettiren, bunca yıl geçmesine rağmen ender9 sanatçılardan biri oldu. Filmleriyle devamı olarak kendini yenileyen, Şoray  seyirciyle diyalog kuran ender oyunculardan biri oldu. Bunca yıl geçmesine rağmen hala adından söz ettiren, filmleriyle devamlı olarak kendini yenileyen, seyirciye diyalog kuran ender sanatçılardan biridir.


             [youtube=425,350]VV5Am342Cks[/youtube]


Çevirdiği filmlerle, özelikle magazin basının dikkatini çeker ve ilk kez, dönemin ün yapmış haftalık popüler dergilerinden “sinemaya” kapak olur.Üst üste bir setten öbürüne, bir filmden  diğerine, bir öyküden başkasına geçmektedir. Kimi zaman daha da ötesine  gidilmekte, aynı anda ve iç içe birkaç film  birden çekilmektedir.O dönemin ünlü şirketleri ve onların sahipleri bu yeni ve parlak yıldızdan filmleri için gün alma çabasındadırlar. Böylece Murat Köseoğlu (Aca Film), Osman Seden (Kemal Film), Nevzat Pesen (Pesen film)... gibi dönemin ünlü yapımcıları ve film şirketi sahipleri Şoray’dan gün alabilmek için adeta birbirleriyle yarışıyorlardı.

1960 yıllarla birlikte Şoray’ın başarı grafiği de yükseliyordu. Artık yaşamında herşey değişmekteydi ve bu değişiklik sosyal durumdan fiziğine kadar her şeyine yansıyordu. Erkeklerden gördüğü ilgi olsun, artan seyirci ilgisi olsun ona gitgide kendisine güven kazandırıyor ve bu yürüyüşünden, bakışına, gülüşüne herşeyine yansıyordu. Artık kararsızlıktan* kurtulup kadınlığa adım atıyordu. Artık daha şuh biri halini alacaktır.

Bu değişimiyle gerek Yeşilçam çevrelerinde gerek seyircisi arasında büyük bir etki gücüne sahip olur. Bu dönemde çevresindeki  tüm erkekler ona aşıktır. Ve o günlerde Türk sinemasının en çok aşık olunan kadınıdır yine bu dönemde dergilere çıplak pozlarda vermeyi ihmal etmez. Bu prodüktörleri korkutur ve onu kaybettiklerini düşünürler fakat Şoray gitmez aksine daha yukarılara doğru tırmanır.


         


“Acı Hayat” Türkan Şoray’ın  sinema hayatındaki ilk dönüm noktasıdır. “Otobüs Yolcuları” ile bu dönüm noktasının ilk kıpırtılarına veren Şoray “Acı Hayat”la imlk önemli aşamasını da geçer. Çünkü bu filminde ki rolü diğerlerine göre daha tutarlı., tip olarakta gerçeğe daha yakındır. Film  o güne kadar yapılmış en başarılı, en şiirsel görüntülü bir aşk filmidir.

1963’te çevirdiği bu filmle 1964’te I. Antalya Film Festivalinde en iyi kadın oyuncu ödülünü alır. Ayrıca “Acı Hayat” sinema yazarlar tarafından “yılın filmi” seçilir. Türkan Şoray ilk kez bu filmde Türkan Şoray’dır. Artık izliyicide Şoray imgesi oluşmaya başlamşıtır. Bundan  böyle  senaryo yazarları onun için öyküler oluşturabilir, yönetmenler filmlerin onun üzerine kurabilir. Afişlerde bile onun ismi en üste yazılabilirdi

1965’lerden başlayarak “Türk sinemasının bir numaralı kadını” olup çıkar. Artık zirvededir. Dört büyükler arasında olup (Fatma Girik, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın) onlardan daha çok tutulmaktadır. Bu düzene göre de Anadolu işletmeciliğinin film yapımcılarına verdikleri avanslar Türkan’lı filmler için giderek yükseltmekte, bölge satışlarında belirli bir artış görülmektedir


                           


1966’nın sonlarına doğru ise birbiri  ardına  Şoray filmleri çevrilir ve aynı haftalarda Beyoğlu sinemalarında vizyona girince durum bir süre için aleyhine  gelişir. Beyoğlu  caddesi  Şoraylı filmlerden geçilmez ve yerli film seyircisi bir yerden sonra bu filmlerden bıkar. Aynı haftalarda oynayan Şoray’lı filmler adeta birbirini vurur. Şoray’ın böyle bir hataya kurban gitmesinin nedeni aynı yıl içinde çok sayıda film çevirmesi bir de oynadığı filmlerin aynı konuları kapsamasıdır.


                               


Aleyhine gelişen tüm olaylardan sonra Şoray kendine bir savunma politikası bulacak ve yapımcıların karşısına aldığı bazı kararlarla çıkacak, bu kararlardan da taviz vermeyecektir. Böylece Şoray kanunları oluşmuştur :

ŞORAY KANUNLARI

1) Türkan Şoray film senaryolarını film çekim tarihinden en az bir ay önce beğenir.

2) Türkan Şoray, Senaryoyu beğenmediği takdirde yeni senaryo verilecektir.

3) Her senaryo da beğendi  mutabakatı şarttır.

4) Filmde öpüşme ve açık sahneden olmayacaktır.

5) Filmdeki modern giysiler Türkan Şoray’a tarihsel olanlar ise şirkete aittir.

6) Film çekimi İstanbul dahili olup Türkan Şoray İstanbul dışına çıkamaz.

7) Çalışma saatleri sabah 8 ile akşam 19 arasıdır.

8 ) Pazar günleri Türkan Şoray çalışmaz.

9) Türkan Şoray adı jenerik, afiş ilan ve sinema fenerlerinde başta ve tek olarak yazılacaktır.

10) Filmin her oynadığı yerde 9. madde uygulanacaktır.

11) Filmlerin seslendirilmesinde Türkan Şoray’ın sesi için kendi mutabakatı şarttır.

12) Şirket filmi kendi hesabına çeker. Eğer başka şirketle ortak ortak yapıma gidilirse Türkan Şoray’ın mutabakatı şarttır.

13) Film renkli ise Türkan Şoray’ın mutabakatı ile çekim günleri uzayabilir.

14) Çekilecek filmin rejisörü ve baş erkek oyuncusu için Türkan Şoray’ın mutabakatı şarttır.

15) Bu şartlara riayet etmeyen film şirketi 100 bin lira ödemeyi taahhüt eder.

16) İhtilaf vukuunda merci mahkemeleri İstanbul mahkemeleridir.

17) Türkan Şoray şirketlerden film başına 60 bin lira alır.

18) Türkan Şoray mecburi gecikmeleri 10 günden  fazla beklemez.


Dönemine göre bu  oldukça ağır koşullar, yeşil çamı birbirine katacak, Türkan’ı boykot ederler, onunla film yapmayacağını açıklayanlar çıkacaktır. Bu kanunlar 1967’de son halini alıp yazılı bir metne dönüştürülecektir. Yeşilçam’ın bir bölümünü isyan ettirecektir. Ama boşuna... Türkan’ın ünlü ve gişe geliri öylesine yüksektir ki, hiçbir firma, yönetmen veya oyuncu ona karşı çıkamaz şartları işler. Bu oyunda da kazanan “O” olmuştur. Ve tüm boykotçular, öfkeli patronlar Türkan Şoray’la mukavele yapmak için birbirleriyle yeniden yarışa girerler. Bu kanunlarla Rüçhan adlı, Şoray’ın, Yeşilçam’daki imajını koruma altına alır. Etkisi bununla da kalmaz. Türkan’daki açık bir fizik ve görünüm değişikliğine de destek olacaktır.

1960’larda 4 büyükler saltanatı söz konusudur. Temsil ettikleri kişilikler vardı. Fatma Girik; baştan itibaren dinamik canlı, “acul”, girişken kolay yılmayan, daha erkeksi, yeni yaşama kültürüyle dalga geçen, alt kültüre yakın bir tip, Filiz Akın; daha modern,  toplumun Batı’ya dönük yüzüydü. O ince sarışın ve kırılgan kişiliğiyle halk kızlarını oynasa da pek inandırıcı olmayacak, daha çok zengin kızlarını, “burjuva güllerini” temsil ederek biraz farklı bir alana geçecekti. Hülya Koçyiğit, geniş bir canlandırma yelpazesi ve çok farklı kimliklere bürünme yeteneği olan, her kalıba giren, her sınıfa ait olabilen, ama nedense yanlış anlamlarla, ayrılıp birleşmeler dolu kederli aşklar yaşaman kibar evin kızı...

Türkan Şoray ise; güzel, çekici, alımlı bir kadın kişiliği yaratacak ve bunu hem güldürü, hem dramda aynı başarıyla sürdürecekti. Sosyal kökenler itibarıyla bir uçtan öbürüne, bir kutuptan diğerine kolaylıkla gidip gelebilecekti. Türk toplumu, sanatçının halk kızı veya burjuva dilberi tiplemelerini aynı ilgiyle ve onayla kabul edip bağrına basacaktı. Oynadığı rollerle simgeleşecekti. Türk kadınını simgeleyecektir.


                     


Tip olarak ta Türk kadınını yansıtmaktadır. Türk sinemasının en güzel resim veren kadın oyuncusudur. Sinemasal açıdan zengin, seyirciyi çarpan bir görüntüsü vardır. Halkın içinde gelmesi zor şartlarda büyümesi onu halka daha yakın kılacaktır. Türk sinemasında hiçbir kadın oyuncu onun gibi çevresinde yaygın bir etkinliğe sahip olmamıştır. Ayrıca “İkinci efsane”* boyutlarına ulaşan bir yıldızdır. Güzelliği hep abartılıdır ama sıcaklığı da tartışılmaz.

Bu özellikleriyle sinemamızda farklı bir yer açacaktır. Böylece sinemada hep zirvede kalmayı başarmıştır. Diğer kadın sanatçılara örnek olmuş, uygulamalarıyla da takip edilmiştir. Sinemada en yüksek fiyata sahip oyuncu oluşu, en çok aşık olunan kadın oluşu, kendine has yasaklar koyuşu, her rolün altından başarıyla kalkması, farklı güzelliği, sıcaklığı, bir sultan, bir efsane oluşuyla ve yukarıda saydığım diğer yönleriyle sinemada bir numara haline gelmiş ve böylece sinemadaki yerini de belirlemiştir.


                 [youtube=425,350]MwY5lXwuFt0[/youtube]


   
Kayıtlı

Ben insan diilmym ben kulun diilmym yaa ben biolojk varlık diilmym nereye kadar sinir sistemimin direnci Allahımmm!
Eko 1den 2ye terfi Günışığıokuyan
Ekonometri - M
« : 12 Temmuz 2007, 21:58:17 »

 Kayıtlı
Z.e.p
Z.e.p
MODERATOR
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 487


Var isem düşünmek zorunda kalıorum :)


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : 12 Temmuz 2007, 22:02:33 »

Sevemedim Karagözlüm



                   [youtube=425,350]BBOD0nNC0Xo&mode[/youtube]

Kayıtlı

Ben insan diilmym ben kulun diilmym yaa ben biolojk varlık diilmym nereye kadar sinir sistemimin direnci Allahımmm!
Eko 1den 2ye terfi Günışığıokuyan
Z.e.p
Z.e.p
MODERATOR
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 487


Var isem düşünmek zorunda kalıorum :)


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : 12 Temmuz 2007, 22:10:43 »

Balıkçı Azize


                   [youtube=425,350]68SfpVdsytE&mode[/youtube]
Kayıtlı

Ben insan diilmym ben kulun diilmym yaa ben biolojk varlık diilmym nereye kadar sinir sistemimin direnci Allahımmm!
Eko 1den 2ye terfi Günışığıokuyan
Ekonometri - M
« Yanıtla #2 : 12 Temmuz 2007, 22:10:43 »

 Kayıtlı
eliff
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 12 Temmuz 2007, 22:46:35 »

ya türkan şoray için diyebilceğim tek şey:kadın bu işte yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
Kayıtlı
Ekonometri - M
   

 Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  



Ekonometrim.Org
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

Tamam

Turkish English French German Italian Dutch Spanish Portuguese Korean Chinese Simplified Japanese Greek Arabic Russian
guvenlisitekonometrim
ekonometri