|
dilin kemiği
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #3 : 20 Eylül 2007, 01:41:27 » |
|
Suç bende ki bu forumda takılıyorum ve boşuna zaman öldürüyorum. Ben bu foruma layık değilim bunu anladım. Fikirlerin özünü konuşmuyoruz ve etrafta tur atıp duruyoruz. Birisi tam istediğimiz gibi kontratağa geçebileceğimiz bir söz söyleyince hemen başlıyoruz yüklenmeye. Konuyla ilgili konuşmak ne gezer, önemli olan laf sokmak, artislik yapmak değil mi? Önce kendimize güvenmiyoruz. Kendimize güvenmiyoruz çünkü normal bir şekilde yazmaya başlasak, herşeyi makul bir seviyede tutsak işimize gelmiyor, üstünlük sağlayamıyoruz başkasına. Bilmemek değil öğrenmemek ayıptır derler ya, küllüm yalan. Meğer bilmediğini kendi bildiğin ve çok iyi olduğun bir sahaya çekince üstün gelebiliyormuşsun.
Düşünelim bakalım içimizde kaçımız ciddi konularda gerçekten de diğer arkadaşlara faydalı olabilmek için yazıyoruz? Doğru veya yanlış, sonuçta insan düşüncelerini gerçekte yanlış bile olsa doğru olarak kabul eder. Buna göre diyorum üstün gelmek için mi yazıyoruz yoksa hakiki manada idrakına vardığımızı sandığımız konuları arkadaşlarımıza anlatmak mı istiyoruz. Bildiğimizi paylaşıyor muyuz? Bildiğini paylaşmak isteyen birisi muhatabından ne kadar da kötü ilgi görse, yine de yılmaz, devam eder. Çünkü onun bir davası vardır. Ama bu forumda olmuyor işte.
Dava adamı olmak basit bir iş değildir. Yatağımıza uyumak için yattığımızda kendimiz dışında birilerini düşünebiliyor muyuz? Eğer bu hayatın tesadüf eseri oluştuğunu ve her zerrenin amaçsız hareket ettiğine inanıyorsak böyle bir problemimiz, düşüncemiz olmayabilir. Hayat felsefelerimiz hep iyi bir kariyer, güzel bir kadın, zengin bir koca. Yahu herşeyin en iyisi sende olsa ne olacak, er ya da geç gireceksin toprağın 2 metre altına, anlayacaksın o zaman. Tüh be keşke bu arabanın öbür üst modelini alsaydım diye mi düşüneceksin, yoksa keşke ikinci katı badana yaptırsaydım, eyvah dosyaları düzenlemeyi unuttum, patron beni öldürecek(neyse zaten ölüyüm bir şey yapamaz) mi diyeceksin?
Şu anda öylesine bir ihtiras içindeyim ki kimse beni anlayamaz. Foruma bildiklerini paylaşmak için giren arkadaşlara söylüyorum. Yazdıklarınız havada kalır, siz bire bir irtibata geçmedikçe, hayatınızla örnek olmadıkça laf salatası yapmakla hiç bir şey olmaz. Örnek olalım örnek. İnanın bu yeter. Vücud, dilden çok daha fazla şey anlatır. Göreceksiniz ondan sonra başkaları gelip size soru soracaklar. Arkadaş, diyecek, nasıl böyle yaşayabiliyorsun, işin sırrı nedir, sende bir farklılık görüyorum. Bu dediklerim herkes için geçerli. İster komünist ol, ister Zerdüşt, ister Müslüman ol ister Hristiyan, ister Alevi ol ister Sünni. Yaşantınla anlatacaksın davanı. Ondan sonra sözler girer devreye.
Amaçsız, daha doğrusu hayvanın da istediği şeyleri isteyerek ömrünü tüketme, bil ki sen İNSANSIN. Her şey senin emrine verilmiş, her şey sana musahhar kılınmış. Niye insanların kafeslerin içinde olduğu ve hayvanların yönettiği bir hayvanat (pardon insanat) bahçesi yok düşündük mü hiç? Düşünmüyoruz çünkü düşünmek istemiyoruz. Bizi düşünmekten alıkoyan o kadar çok şey var ki. Bazen de düşündük ve tamam şimdi buldum sanıyoruz ama maalesef gerçeğe ulaşamıyoruz. İstanbul'dan Ankara'ya giden birisinin daha Gebze'de yolun önüne Ankara persektifli bi tablo konunca, tamaaam şimdi geldik Anakara'ya diye düşünmesi gibi perdenin öbür ucunu göremiyoruz. Açın perdeyi, aralayın hakikat oradadır.
Vücudumuzdaki bütün elementlerin her çeşidinden ve miktarı da aynı olacak şekilde koyun bir yere. Neye benzer? Bir yığın atom. Peki neden bu yığın insan olamıyor, neden bizim gibi konuşamıyor, neden bizim gibi üzülüp ağlayamıyor. İşin içinde ne var. Maddeyi canlı yapan, canlıya duygu veren nedir? Sadece beyin mi kurguluyor peki bu duyguları ? Peki maddeden oluşan bu beyin nasıl da kendi kimyasında olmayan duygu üretebiliyor? Aklımızın üzerine mi oturuyoruz yoksa beynimizi organik yığın olarak mı düşünüyoruz ?
Bu benim forumdaki son yazım. Hepinize kolay gelsin bundan sonra. Admine de söyleyeyim benim hesabımı silsin. Yalnız bir arkadaşım özelden bir mesaj atmıştı bana, ona da ayıp olmasın diye karşılık verdikten sonra gidiyorum. Zoru gördüğüm için kaçmıyorum. İnşaallah hepinizle karşılıklı yüz yüze görüşüp konuşacağız. Sadece bu forum benim için iyi değilmiş bunu anladım. Foruma üye olurken düşündüklerim doğru çıkmadı. Gerçekten olmuyormuş. Düz yol dururken ormanın içine dalmışız. Ama yine de cevaplanması gereken çok soru var. Bunları karşılıklı hallederiz, konuşuruz, mütala yaparız, münazara yaparız. Böylesi çok daha iyi. Elbette hoş vakit geçirmek için foruma girilebilir, TV seyretmek gibi, ama sadece bu kadar, daha fazlası değil. Zaten ne bekliyordum ki...
Kendinize iyi bakın, kafa ütüledim, ilk defa duyduğunuz bir şey de yazmadım; ama bir kişi yazdığımı dikkate alırsa amacıma ulaşmışım demektir. Şimdilik hayırlı Ramazan'lar, iyi dersler sizlere.
|