Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Soul Calibur III (Playstation 2) İnceleme  (Okunma Sayısı 1006 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Han
MODERATOR
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1419


Oguz----HAN@hotmail.com
Üyelik Bilgileri
« : 12 Ekim 2007, 23:34:45 »

Namco yine yapacağını yaptı


Namco yine yapacağını yaptı; Tekken 5 gibi muhteşem bir oyunun ardından başka bir efsanevi dövüş oyununu piyasaya sundu. Soul Calibur serisinin en yeni oyunu olan Soul Calibur III, Tekken 5’i tahtından indirebilecek tek adaydı.

Ekran görüntülerini ilk gördüğümüz zaman hayran kalmıştık. Karakterler ve arka planlar harika görünüyordu; ancak şimdi anlıyoruz ki, ekran görüntüleri oyunun yanında hiçbir şey değilmiş. Oyuna başlar başlamaz grafikler insanın gözünü kamaştırıyor. Kullanılan capcanlı renklerin birbirleriyle olan muhteşem uyumu, karakterlerin kıyafetlerindeki ve yüzlerindeki detaylar ile mükemmel tasarlanmış arenalar ve kusursuz, hareketli arka planlar birleşince grafiklere hayran kalmamak mümkün değil. Efektler de en az grafikler kadar başarılı. Durum böyle olunca, Soul Calibur III grafik olarak Tekken 5’i de geçerek, PS2’nin en iyi grafiklere sahip dövüş oyunu olarak yerini alıyor.

My Life… is not for your taking!

Dövüşler artık çok daha hızlı geçiyor. Başlar başlamaz ölmek üzere olabiliyorsunuz. Aynı şey rakibiniz için de geçerli elbette. Diğer Soul Calibur oyunlarında bulunan Ring Out olayını burada da görüyoruz. Karakterlerden biri dövüş alanının dışına çıktığı zaman yenilmiş oluyor. Bazen bu durum sinir bozucu olabiliyor. Düşmanın sağlığı tükenmek üzere, siz ise bir sıyrık bile almadan rahat bir şekilde oynarken bir anda bir darbeyle kendinizi ringin dışında bulabiliyorsunuz. Bu şekilde tek vuruşta bile dövüş sona erebiliyor.

Yapay zeka oldukça iyi. Kendini iyi savunuyor, ringin kenarına yaklaştığı zamanlar hemen oradan kurtulmaya çalışıyor ve bizi ringin dışına atmak için elinden geleni yapıyor. Zorluk seviyesi arttırıldığı zaman ise karşısındaki oyuncuyu oldukça terletiyor, hatta insanın sinirini bile bozabiliyor.

Dövüştüğümüz mekanların hepsi birbirinden güzel. “Lost Cathedral” diye sanat eseri bir bölüm var ki, etrafa bakmaktan, dövüşmek mümkün değil. Mekanların hiçbirinde arka planla ilgili bir kopukluk söz konusu değil. Hareketli arka planlar ortama çok iyi ayak uydurmuş. Zaman zaman ,bir nehrin üzerinde yüzen bir platform gibi, hareketli zeminlerin üzerinde dövüşüyoruz.

Eski karakterlerin hemen hemen hepsinin bulunduğu oyuna yeni karakterler ve hareketler eklenmiş. Eski karakterlerin görünüşleri biraz daha değiştirilmiş. Ayrıca bazı hareketler de değişime uğramış. İlk kez oynayanlar “Command List” seçeneğine girip, karakterlerin tüm hareketlerini öğrenebilirler.

Soul Calibur III, son derece sade bir menüyle karşılıyor bizi. Tek kişilik oyun mod’larından “Tales of Souls” oyunun hikaye bölümünü oluşturuyor. Bu mod’da ilerlerken bazı seçeneklerimiz oluyor. Örneğin karakterimiz takip edildiğinin farkına varırsa, isteğimize bağlı olarak, bizi takip edenlerle savaşabiliyor ya da erkekliğin onda dokuzunu gerçekleştirerek, oradan tüyüyor. Ancak hikayenin sonunda değişen pek bir şey olmuyor. Ara sahnelerde gamepad’i elinizden bırakmayın; çünkü doğru zamanda doğru tuşlara basmazsanız bazı dövüşlere dezavantajlı bir şekilde başlıyorsunuz.

World Competition mod’unda bir turnuva ya da bir ligde şampiyon olabilmek için sonuna kadar dövüşüyoruz. Soul Arena mod’u iki kısıma ayrılıyor: Quick Play mod’unda sadece karşımıza çıkanı kesip biçmeye çalışırken, Mission mod’unda ise bize verilen çeşitli görevleri yapmaya çalışıyoruz. Bu görevler birbirinden oldukça farklı. Mesela birinde karakterimizin on katı boyundaki dev Colossus’u yere sermeli, bir diğerinde ise etraftaki ruhları toplayıp, düşmanlarımızı öldürmeliyiz.

Başta güzel bir şeymiş gibi görünen Chronicle of the Sword mod’unda oynanış son derece yavaş ve sıkıcı. Önce yeni bir karakter yaratarak başlıyoruz. Daha sonra bir kale kuşatma oyunu oynuyoruz. Harita üzerinden karakterlerimize emir vererek, düşman kaleye saldırmalarını sağlıyoruz. Karakterler kaleleri yıkana kadar kendi kendine saldırıyor, burada herhangi bir müdahalede bulunamıyoruz. Kale yıkıldıktan sonra ise savaş başlıyor, ancak o zaman savaşıyoruz. Özellikle ana düşman kalesinin yıkılması olduça uzun sürüyor, bu süre zarfında hiçbir şey yapmadığınız için uyuyabilirsiniz. Rakip de aynı şekilde kalelerimizi yıkmaya çalışıyor. Karakterimiz ise level atlayıp gittikçe daha güçlü bir hale geliyor. Bu mod’a on dakikadan fazla tahammül edenleri tebrik ediyorum, ben tahammül edemedim.

Bir oyunda olabilecek en detaylı karakter yaratma kısmı Soul Calibur III’te bulunuyor. Tamamiyle yepyeni bir karakter yaratmak veya hazır karakterleri değiştirmek elinizde. Oyunun bu kısmı o kadar ayrıntılı ki anlatmaya başlarsam işin içinden çıkamayacağım. Şu kadarını söyleyeyim: Milyonlarca birbirinden farklı karakter yaratmak mümkün. Burada çok büyük gizli bir sürpriz bulunuyor. Eğer gerekli eşyaları alıp, biraz da uğraşırsanız Lord of The Rings’ten Sauron ve Gandalf’ı, Prince of Persia’daki prensimizi, Final Fantasy karakterlerini ve daha birçok karakteri yapabilirsiniz.

Oyun boyunca topladığımız altınlarla Shop menüsünden daha güçlü silahlar, zırhlar, eşyalar, resimler, video’lar ve daha birçok şeyi satın alabiliyoruz. Oyundaki birçok gizlilik satın alınarak açılıyor.

The Legend Will Never Die

VS mod’da arkadaşlarınızla dövüşebilir, turnuvalar düzenleyebilirsiniz. Zaten bunun dışında çoklu oyunculu bir mod, yani online mod’u bulunmuyor. Soul Calibur III, ne yazık ki modlar konusunda pek başarılı olamamış. Daha eğlenceli ve değişik modların bulunmasını isterdik.

Bazı yönleri Tekken 5’ten daha iyi olsa da, genel olarak bakıldığında Tekken 5’i tahtından indirecek kadar mükemmel değil; ancak dövüş oyunlarını seven herkesin mutlaka oynaması gereken harika bir oyun Soul Calibur III. Yine de tekme tokat olarak değil, silahlarla dövüşmek isteyenler Tekken 5’in yerine bu oyunu tercih edebilirler. Sırf o eşsiz grafikleri için bile alınır. Son olarak bu kadar güzel dövüş oyunları yaptıkları için Namco’ya teşekkür ediyorum. İyi ki varsın Namco.



Metin Kısmı: http://www.merlininkazani.com/ adlı siteden alıntıdır.

[youtube=425,350]NHmd1LyKfXY&mode=related&search=[/youtube]
Kayıtlı

Eko 2 2. öğrenim  Game is not over for me...
Ekonometri - M
« : 12 Ekim 2007, 23:34:45 »

 Kayıtlı
Han
MODERATOR
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1419


Oguz----HAN@hotmail.com
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : 12 Ekim 2007, 23:37:00 »

Eyer playstation 2niz olupda bu oyuna sahip değilseniz gerçekten büyük bir şey kaçrıyorsunuz demektir.Özellikle Tekken ve Mortal Combat severlerin kesinlikle oynaması gereken bir oyun...  Gülümseme
Kayıtlı

Eko 2 2. öğrenim  Game is not over for me...
Ekonometri - M
   

 Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  


Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
FlatOut 2 (Playstation 2) İnceleme
Yarış
Han 0 1617 Son Mesaj 27 Eylül 2007, 16:06:09
Gönderen: Han
Ninja Gaiden Sigma (Playstation 3) İnceleme
Aksiyon
Han 0 2506 Son Mesaj 04 Ekim 2007, 11:01:16
Gönderen: Han
Okami (Playstation 2) İnceleme
Aksiyon
Han 0 844 Son Mesaj 19 Ekim 2007, 19:36:56
Gönderen: Han
WWE SmackDown! vs. RAW 2008 (Playstation 2) İnceleme
Spor
Han 0 3991 Son Mesaj 28 Kasım 2007, 22:31:57
Gönderen: Han
Heavenly Sword (Playstation 3) İnceleme
Aksiyon
Han 1 1003 Son Mesaj 19 Şubat 2008, 01:05:50
Gönderen: Han


Ekonometrim.Org
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

Tamam

Turkish English French German Italian Dutch Spanish Portuguese Korean Chinese Simplified Japanese Greek Arabic Russian
guvenlisitekonometrim

ekonometri