Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Sezen Aksu  (Okunma Sayısı 1742 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
_EtZe_
Ziyaretçi
« : 09 Mayıs 2007, 18:17:59 »




13 Temmuz 1954 yılında Denizli Sarayköy'de doğdu. Anne ve babası öğretmendi. Üç yaşında İzmir'e taşındılar. Büyüme çağında sanatın bütün dallarına ilgi duyan Sezen, resim, tiyatro, dans dersleri alırken, yüksek öğrenim için Ziraat Fakültesi'ni seçti. Aynı yıllarda İzmir radyosu sanatçılarının dersler verdiği İzmir Radyosu Sanatçılar Derneğine girdi ve dört yıl aralıksız, iki yıl aralıklı altı yıl süreyle Türk Sanat Müziği eğitimi aldı. Ziraat fakültesindeki öğrenimini yarıda bıraktı. Profesyonel olarak müzikle ilgilenmeye başladı. İlk 45'liği Haydi Şansım/ Gel Bana 1975 yılında çıktı. Aynı yıl içerisinde Yaşanmamış Yıllar/ Kusura Bakma isimli ikinci 45'lik plağı yayınlandı. Sezen Aksu bir dergiye verdiği röportajda, iki plağını amatör bulduğunu ve gerçek çıkışını üçüncü plağı Olmaz Olsun/ Vurdumduymaz ile yapacağını söyledi, dediği gibi de oldu. Olmaz Olsun/ Vurdumduymaz, 1976 yılının müzik listelerinde uzun süre bir numaradaki yerini korudu. Yorumculuğu kadar besteci ve söz yazarı kimlikleriyle dikkatleri üzerinde toplayan Sezen Aksu'nun 1976'da çıkan diğer 45'likleri Kaç Yıl Geçti Aradan ve Kaybolan Yıllar oldu.

1978'de Hurşid Yenigün'ün iki bestesine söz yazan sanatçı, Gölge Etme/ Aşk isimli 45'liğini piyasaya sundu. Artık Sezen Aksu'nun müzik listelerinde haftalarca bir numarada kalması kimseyi şaşırtmıyordu. Yine bu yıl içerisinde, şu anda piyasada bulunan en eski Sezen Aksu yapıtı olma özelliğini koruyan Serçe kaseti piyasaya çıktı. Bir yıl sonra 'Serçe'yi Ağlamak Güzeldir izledi. İlk kez 1979'da sinema oyunculuğu denedi.

1982'nin ilk haftası Şan Müzikholü'nde Sezen Aksu Aile Gazinosu adlı müzikali sahneledi. Müzikalde yedi ayrı tipi canlandıran sanatçı, Adile Naşit, Şener Şen, Ayşen Gruda, Altan Erbulak gibi usta tiyatro oyuncuları ile aynı sahneyi paylaştı. 1984 yılında yayınlanan Sen Ağlama çalışması, TRT denetiminden ancak bir sonra geçtiğinde şarkıları geniş kitlelere ulaştı. Bu sırada Minik Serçe, oyunculuk yeteneğiyle de ön plandaydı. 1986'da sahnelenen Bin Yıl Önce Bin Yıl Sonra müzikalinde oynadı. Aynı yıl çıkan Git albümü piyasaya çıkar çıkmaz büyük bir ilgi gördü ve albümün hemen hemen bütün şarkıları hit oldu. Daha sonra yayınlanan Sezen Aksu 88 isimli çalışmasını Sezen Aksu Söylüyor takip etti. 1991 yılında Gülümse de, diğer albümleri gibi büyük ilgi uyandırdı. Hatta albümdeki şarkılardan Hadi Bakalımın single'ı Avrupa'da yayınlandığında, klibi olmamasına rağmen iyi bir satış grafiği yakaladı.

Sezen Aksu, yoluna müzikalite açısından kusursuz albümler yapmak üzere devam etti. Deli Kızın Türküsü (1993) farklı tarzdaki Sezen Aksu albümlerinin ilki oldu. Küçüğüm, Masum Değiliz, Kalbim Ege'de Kaldı gibi şarkılar bu çalışmada yer aldı.

Çoğunlukla aşkı anlatan şarkılar yazan, besteleyen ve söyleyen Sezen Aksu, özellikle Işık Doğudan Yükselir (1995) isimli albümüyle müziğindeki farklılaşmayı sürdürdü. Sanatçı bu kez Anadolu'nun dört bir yanındaki ezgilerle kendi müziğini sentezledi.

1996 yılında vefat eden Onno Tunç'a ithafen, aynı yılın yaz ayında Düş Bahçeleri'ni çıkardı. Bu albümde, altı yıl süresince vokalistlerine albümleri için verdiği şarkılarını yeniden yorumladı.

1997'de Goran Bregoviç ile birlikte çalıştığı ve Balkan ritminde şarkılardan oluşan Düğün ve Cenaze yayınlandı. Farklılaşan müzikal çizgisine karşılık eski Sezen şarkıları isteyen hayranlarını kırmayarak 1998'de Adı Bende Saklı isimli albümünü yaptı. Sanatçının en son yayınlanan çalışması ise Deliveren oldu.

Bugüne kadar 16 albüm ve 500'den fazla şarkı yapan Minik Serçe ve 'Ana Kraliçe gibi unvanlara sahip sanatçı, Türk pop müziğinin en güçlü seslerinden biri. Ayrıca, bir zamanlar vokalistliğini yapan Aşkın Nur Yengi, Harun Kolçak, Levent Yüksel, Sertab Erener gibi isimleri de pop müziğimize kazandırdı.Minik Serçe lakabını Sezen Aksu'ya rahmetli gazeteci Yavuz Gökmen takmıştır.
Kayıtlı
Ekonometri - M
« : 09 Mayıs 2007, 18:17:59 »

 Kayıtlı
broken
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 10 Mayıs 2007, 17:48:32 »

HAKKINDA YAZILANLAR

BEBEK SEZEN
Fen öğretmeni Şehriban Hanım ile matematik öğretmeni Sami Bey, Denizli'de tanışıp evlenirken, dünyaya gelecek çocuklarını disiplinli bir şekilde yetiştirmeye karar verirler... Şehriban Hanım ağır bir hamilelik dönemi geçirir, doktorların bütün ısrarlarına rağmen çocuğunu aldırmaz. 13 Temmuz 1954’de Fatma Sezen Yıldırım dünyaya gelir... Çocukluğu dünyaya geldiği Denizli Sarayköy'de geçer Sezen'in... Annesi ve babasıyla birlikte yaşadığı, Sarayköy'deki derenin yanındaki iki katlı o evi hiç unutamaz...sezen

SEZEN... CÜCE BELA
Sezen 1999 yılında bir gazetenin yaptığı röportajda o iki katlı evi ve çok sevdiği anneannesini şöyle anlatıyor...'Alt katta Huriye teyzem otururdu... Üst katta ise anneannemle biz... Babamla annem, aldıkları eğitim gereği bana karşı hep mesafeli dururlardı... Bir yaıma kadar saçım yok, kabak kafalı bir Sezen 'dim... Bir tek dudaklar gene böyle, iri etli dudaklar... Beni epey özgür bırakmışlardı... Nasıl bırakmasınlar ki, adım 'Cüce Bela' ya çıkmıştı... İlle de dikkat çekeceğim... Hiçbir şey yapamasam, durduk yerde düşüp bayılırdım... İnsanlar benimle ilgilensinler diye neler yapmazdım ki... Habire evden kaçardım mesela... 10 yaşımda makyaj yapardım... Annemler bir ara benimle ilgili olarak çok çaresiz kalmışlar. Beni kendi halime bırakma kararları da ondan sonra kendiliğinden gündeme gelmiş zaten.'

YARAMAZ KIZ
Çocukluğunda "acaip bir yaratık" olduğunu söyleyen Minik Serçe, bebekken bir gün annesinin yün yumaklarından kendisine meme yapmış ve eve ziyarete gelen kaymakam düşüp, bayılıvermiş. 10 yaşında makyaja başlayan Sezen, daha o zamandan haftada bir saçını değişik renklere boyamaya başlamış. Çocukluktan şöhret olmayı kafasına takan Sezen, İzmir'in bütün sokaklarında şarkı söyler, milleti başına toplarmış. Konak - Köprü arasındaki troleybüste aralıksız şarkı söylediğini söyleyen Sezen, bir gün bütün durakları es seçen şoförle biletçinin açığa alınmasına neden olmuş.Annesi ve babasının O'na hiç dokunmamış olması; belki de gençliğinde her on beş günde bir dikkat çekme amacıyla intihara kalkmasına neden olmuştur. Bu ten temasının yoksunluğuna karşın, Sezen ailesinin kendisine güven ve sevgiyi sonsuz bir güçle hissettirdiğini söylüyor. O'na göre, yalnızca sevgilerini gösterme şekilleri farklıydı.

KARA KUZU
Sezen Aksu'nun yaramazlıklarındaki en önemli müsekkini anneannesidir... Nadire Hanım eski Osmanlı kadınlarından, karizmatik ve etkileyicidir... Ve Sezen onun 'kara kuzu'sudur... Ancak, Sezen'in yaşadığı ilk ve en önemli acı da onunla ilgili olur ne yazık ki... Sezen hayatı boyunca unutmaz, unutamaz o acıyı...'Çok özel bir kadındı anneannem. Mücadele içinde yaşamış, hayatı tırnaklarıyla kazımış. Annem henüz altı yaşındayken dedem ölmüş, çiftlikteki tüm işler onun üzerine kalmış. Her şeyi, tüm yükü göğüslemiş. Tam bir hanım ağa... At binen bir kadın. Zeki, ileri görüşlü. 'Doğurdum diye sevmem evladımı, faziletli olması gerek, sevgiyi hak etmesi gerek' derdi. Kişiliğimde derin izleri var onun. 14 yaşımdaydım. İlk acımı onunla yaşadım. Elimi tutarken öldü. 'Elimi ovar mısın?' dedi ve ben ağlamaya başladım. Bana 'kara kuzum' derdi. 'Kara kuzum ağlama, üzülürüm. Dilerim sen de benim gibi mutlu gidersin' dedi. Dua ederken, nefesi kesildi. O gece anneannemin yanında uyudum, hiç korkmadım.'

KARA KUZU BÜYÜYOR
Büyüme çağında sanatın bütün dallarına ilgi duyan Sezen, resim, tiyatro, dans dersleri alır. Lise hayatında kendini iyice müziğe verir fakat yükseköğrenim için Ziraat Fakültesi'ni seçer. Aynı yıllarda İzmir Radyosu sanatçılarının dersler verdiği İzmir Radyosu Sanatçılar Derneğine girer ve dört yıl aralıksız, iki yıl aralıklı altı yıl süreyle Türk Sanat Müziği eğitimi alır.

PROFÖSYÖNELLİĞE İLK ADIM
1970'te "Hafta Sonu" gazetesinin açtığı Altın Ses Yarışması'nda 6. olan Sezen Ziraat Fakültesi'ne ikinci sınıfta eldeva der, çünkü aklı,fikri ve yüreği müziktedir. Bir süre sonra da Yeşil Giresunlu'dan, ilk plağını yapması için teklif alır. 1975'e girerken piyasaya çıkan 'Haydi Şansım' adlı bu 45'lik plak, sadece 50 tane satar.'Moralim çok bozulmuştu... Çünkü o ilk plağımdan kendim ve yakınlarım almıştı sadece... Kimbilir, belki de dağıtımı iyi yapılamamıştı...' Sezen'in daha sonra Kusura Bakma, Gölge Etme, Yaşanmamış Yıllar, Vurdumduymaz, Olmaz Olsun gibi parçalarla yıldızı parlar. 1976 yılında Bebek Belediye Gazinosu’ nda ilk kez sahne alır.Sezen 'in ilk filmi 1979 yılında Bulut Aras ile başrolleri paylaştığı Minik Serçe olur. Serçe'nin ikinci ve son filmi ise 1990 yılında Ferhen Şensoy'la oynadıkları "Büyük Yalnızlık"tır... Sezen son olarak 2000'in sonlarında ATV'nin sevilen dizilerinden İkinci Bahar'da Sezen Aksu rolüyle yer alır.

ARTIK SEZEN AKSU VAR
1982 yılının ilk haftasında Şan Müzikholu'nda "Sezen Aksu Aile Gazinosu" adlı müzikali sahnelemeye başlar. Sahnede 7 tipi canlandıran Sezen Aksu; Adile Naşit, Şener Şen, Ayşen Gruda, Altan Erbulak gibi usta tiyatrocularla aynı sahneyi paylaşır. Yine aynı yıl, bugün en iyi klasikler arasında yer alan "Firuze" albümü çıkar. Ancak o yıllarda eleştiriler pek de iç açıcı değildir. Ama kim ne dersin Türkiye'de artık Sezen Aksu gerçeği vardır...

TELLİ DUVAKLI
10 Temmuz 1981’de Beşiktaş Evlendirme Memurluğu'nda telli duvaklı Sezen Aksu ile beyaz smokinli Sinan Özer evlenir. Sezen Aksu'nun nikah sırasında Mithat Can'a 4.5 aylık hamile olduğu gündeme gelir. 11 Kasım 1981'de Mithat Can doğar ve bundan iki yıl sonra da bu evlilik son bulur. Ama dostlukları tıpkı diğer eşleri Hasan Yüksektepe, Engin Aksu ve Ahmet Utlu da olduğu gibi asla bitmez...

MÜZİĞİN ZİRVESİNDE
1984, 1986, 1988 ve 1989 yılında çıkardığı albümlerle yükselişine hızla devam eder Sezen. 1991 yılında çıkan "Gülümse" albümü çok farklıdır. Albümde bulunan bütün parçalar hit olur ve hepsi klasikler arasına girer. Albümdeki "Hadi Bakalım" ın Avrupa'da çıkan single'ı, klibi olmamasına rağmen iyi bir satış grafiği çizmeyi başarır. Sezen Aksu artık müziğin zirvesindedir.

KAHPE KADER
Minik Serçe (Sezen Aksu'ya Minik Serçe adını rahmetli gazeteci Yavuz Gökmen takmıştır) 31 Mayıs 1994'te kaybettiğimiz Uzay Heparı ve 16 Ocak 1996'da kaybettiğimiz Onno Tunç'tan büyük yara alır.Tam 17 gün oturduğu yerden kalkmaz, kımıldamaz, gözleri bir noktada öylece kala kalır... Derken birden resim yapmak gelir içinden... Tuvalin üzerinde beliren siyah beyaz resimdeki kişi, Onno Tunç değil, ona 'kara kuzum' diyen anneannesi Nadire Hanım'dır... Sezen’in hayatında çok önemli yerlerde olan bu üç kişinin terkini Sezen uzun süre kabullenemez. 6 ay evden çıkmaz...'Resim yapmak iyi geldi... Ama bu arada hep düşündüm, düşündüm... Sonra bir gün aynaya baktım ki, saçlarım bembeyaz olmuş... Aslında beyaz saçlar da yakışıyor bana... Farklı bir görüntü...'

ONNO TUNÇ
Sezen 1999 yılında bir gazetenin yaptığı röportajda Onno Tunç'la bir hatırasını şöyle anlatıyor... 'Sabah saatlerinde başladık tartışmaya Onno'yla. Akşam oldu, hala tartışıyoruz. Ağlamaktan gözlerim şişti. Evlerimiz de karşılıklı... Döne döne tartışma, kavga... Sonunda bu geldi, kapımı tekmelemeye başladı. Birden yukarı fırladım ve Smith Wesson marka silahımı kaptım.Ne diyorsun sen Onno! diye namluyu doğrultup kapıya fırlayınca, bu adeta ışınlandı... Yok oldu birden... Zigzaklar çizerek kaçtı... Ben onu duvar dibine sindi sandım... Meğer karayoluna fırlamış, koşuyor... O halini görünce, ben de asfalta çıktım, gülmekten sırtüstü uzanıp debeleniyorum asfaltta. Nasılsa o korkuyla uzun süre geri dönmez dedim, içeri girdim...Meğer o akşam Levent civarında beş ev soyulmuş. Polis gece karanlığında panik halinde koşan Onno'yu görünce 'Hırsız budur mutlaka' diyerek hemen enselemiş. Doğru karakola... 'Ben Onno Tunç'um' demiş ama karakoldaki hiçbir polis tanımamış bunu... Kavga ettiğimiz için benim adımı da verememiş... Sabahı karakolda etmiş... Derken, onu tanıyan bir polis gelmiş sabah... Sevincinden polisin boynuna sarılmış... Ancak o zaman salıvermişler... Bir daha kapımı hiç tekmelemedi!'

PRODÜKTÖR SEZEN
Sezen Aksu vokalistlerine albümler yaparak onlara birer star olma yolunu da açar. Sezen'in bize ilk tanıttığı kişi Aşkın Nur Yengi'dir. 1990 yılında prodüktörlüğünü üstlendiği Aşkın N. Yengi'nin ilk albümü, "Sevgiliye" albümü, milyona yakın trajıyla büyük bir başarı sağlamıştır. Prodüksiyonunu üstlendiği ikinci kişi Sertab Erener olur. "Sakin Ol" albümü, yine büyük bir satış başarısıyla Sezen'in bir prodüktör olarak da ne kadar büyük işler yapabileceğini gösterir.Sertab Erener'in albümünden bir kaç ay sonra Levent Yüksel'in albümü "Med Cezir" piyasaya çıkar. Şarkılar ilk aylarda kimsenin dikkatini çekmez ancak, bir kaç ay sonra farkedilen albüm bir milyonu aşan tirajı ve klasikler arasına şimdiden geçen birbirinden güzel şarkılarla Sezen'in prodüktörlükteki başarısını bir kez daha kanıtlar.

TANRI KRALİÇEYİ KORUSUN
Sezen 1991'den sonra çıkardığı bütün albümlerle çok dikkat çeker, çok eleştirilir. 1995 yılında türkü ve Anadolu atmosferiyle, 1996 yılında başka sanatçılara verdiği şarkıların bir derlemesi ve Onno Tunç'a adanan “Düş Bahçeleri”yle, 1997 yılında yine çok değişik bir tarzla Goran Bregoviç ile çalışarak karşımıza çıkar Sezen. 1998 ve 2000 yılında çıkan albümlerde de yeniliklerine devam eder. Belki de bütün bunlar Kraliçe 'nin zirve keyfini çıkarmasıdır...

MİTHAT CAN
Sezen oğlunu ne kadar çok sevdiğini şu cümleyle çok iyi açıklıyor.‘Benim oğlumu sevdiğim kadar, beni seven olmadı...’Minik Serçe'mizin oğlu Mithat Can Özer 11 Kasım 1981 doğumlu. Özel Atanur Oğuz Lisesi'nden mezun oldu. Şimdi ise Londra Music Schooll 'da okuyor Mithat Can. Sezen babaannelik hakkında ise şöyle diyor:'Mithat Can’ın bir aşk bebeği yapmasını isterim ve ona ben bakarım.
Kayıtlı
drogba11
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 24 Mayıs 2007, 21:58:32 »

Gelmiş geçmiş en iyi sanatçılardan bir tanesi.Mükemmel ve hiç eskimeyen şarkılara imza atıyor.En sevdiğim sanatçılardan bir tanesi
Kayıtlı
Ekonometri - M
« Yanıtla #2 : 24 Mayıs 2007, 21:58:32 »

 Kayıtlı
Tomris
Normal Üye
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 658



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : 24 Mayıs 2007, 22:00:10 »

sezen sezen sezen tek kelimeyle adı bi marka.insanların müzik tarzları farklı da olsa ortak noktaları sezen aksudur Gülümseme
Kayıtlı

III. sınıf  I. öğretim

BENİ TANIMLA,,,,,, CÜMLELER İÇİNDE KULLAN..........
_EtZe_
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 25 Haziran 2007, 19:48:33 »

Muhtemeşem ötesi bi sanatçımız hatta onu tanımlamak sözcüklere bile sığmaz Göz kırpan şarkıları özelliklede sözleri süper ötesi
Kayıtlı
chocolate
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 25 Haziran 2007, 19:50:40 »

minik serçemiz biizim hakketen dev şarkıcılardan onun bestelerine bayılııyorum çok anlamlı şarkılar ;)genelii duygusal zaten.seside çok güzel hak ediyo herşeyiii
Kayıtlı
f_lowers
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 25 Haziran 2007, 20:45:25 »

kesinlikle çok değerli bir sanatçı.şarkılarını dinle dinle eskimiyo... Göz kırpan
Kayıtlı
Tomris
Normal Üye
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 658



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : 25 Haziran 2007, 21:13:14 »

en sevilen sanatçılardan biri her yaştan ve her türde müzik dinleyen insana hitap eden biri ... Gülümseme Göz kırpan
Kayıtlı

III. sınıf  I. öğretim

BENİ TANIMLA,,,,,, CÜMLELER İÇİNDE KULLAN..........
Ekonometri - M
   

 Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  


Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Sezen Aksu- Adı Bende Saklı
Sezen Aksu Video Klipleri
_EtZe_ 0 677 Son Mesaj 07 Mayıs 2007, 23:09:35
Gönderen: _EtZe_
Sezen Aksu - Tutuklu
Sezen Aksu Video Klipleri
_EtZe_ 1 790 Son Mesaj 10 Mayıs 2007, 13:36:56
Gönderen: pukay61revolt
Sezen Aksu- Perişanım Şimdi
Sezen Aksu Video Klipleri
_EtZe_ 0 673 Son Mesaj 10 Mayıs 2007, 17:40:33
Gönderen: _EtZe_
Sezen Aksu - Kalaşnikof
Sezen Aksu Video Klipleri
_EtZe_ 0 711 Son Mesaj 10 Mayıs 2007, 18:14:10
Gönderen: _EtZe_
sezen aksu ne aglarsın
Sezen Aksu Video Klipleri
Joseph 0 841 Son Mesaj 23 Haziran 2007, 16:48:52
Gönderen: Joseph


Ekonometrim.Org
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

Tamam

Turkish English French German Italian Dutch Spanish Portuguese Korean Chinese Simplified Japanese Greek Arabic Russian
guvenlisitekonometrim

ekonometri