Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Nazım Hikmet  (Okunma Sayısı 1095 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
nilay
Ekom Normal Üye
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7


Bütün umudum kendimde...


Üyelik Bilgileri E-Posta
« : 23 Haziran 2007, 21:27:47 »

YAŞAMAYA DAİR

1

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
                       bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
                       yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
                        beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
                                    insanlar için ölebileceksin,
                        hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
                        hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
                        hem de en güzel en gerçek şeyin
                                      yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
           hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
           ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
                                      yaşamak yanı ağır bastığından.

1947

2

Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
              bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
                                en son ajans haberlerini.

Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için,
                               diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
                           yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
                        fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
                        belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.

Diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
                                    yani, duvarın ardındaki dışarıyla.

Yani, nasıl ve nerede olursak olalım
          hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...

1948

3

Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
                       hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
                       yani bu koskocaman dünyamız.

Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
                       zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.

Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
"Yaşadım" diyebilmen için...


Nazım Hikmet
Kayıtlı

2007 mezun Gülümseme
Ekonometri - M
« : 23 Haziran 2007, 21:27:47 »

 Kayıtlı
nilay
Ekom Normal Üye
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7


Bütün umudum kendimde...


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #1 : 24 Haziran 2007, 12:17:36 »


Nazım Hikmet'in en güzel aşk şiirlerini yazdığı kadın..

17 yıl boyunca kendisine mektup yazılan sevgili..

Aşkını, tutkusunu, bağlılığını en az Nazım Hikmet kadar güzel anlatan büyük aşık..

Piraye.

Nazım Hikmet için yazdığı şiiri paylaşmak istedim sizinle..


BEN SENDEN ÖNCE ÖLMEK İSTERİM

Ben senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
Gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi, beni yaktırırsın,
Odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
Şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni görebilesin...
Fedakârlığımı anlıyorsun :
Vazgeçtim toprak olmaktan,
Vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orda beraber yaşarız
külümün içinde külün,
Ta ki bir savruk gelin
Yahut vefasız bir torun
Bizi ordan atana kadar...
Ama biz o zamana kadar
O kadar karışacağız ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
Bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
Sapında muhakkak iki çiçek açacak : biri sen biri de ben.

Ben daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım.
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama çok, pek çok,
Ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum  bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
Bu düzelir herhalde.

Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bu günlerde?
İçimden bir şey : belki diyor.


18 Şubat 1945
           
Piraye Nâzım Hikmet

Kayıtlı

2007 mezun Gülümseme
Ekonometri - M
   

 Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  


Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Mavi Gözlü Dev: Nazım Hikmet
Yerli Filmler
broken 7 1839 Son Mesaj 07 Nisan 2007, 19:32:00
Gönderen: ShintoX
Nazım Hikmet Ran
Yazarlar
ShintoX 1 1026 Son Mesaj 21 Eylül 2007, 02:45:19
Gönderen: devrim77


Ekonometrim.Org
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

Tamam

Turkish English French German Italian Dutch Spanish Portuguese Korean Chinese Simplified Japanese Greek Arabic Russian
guvenlisitekonometrim

ekonometri