Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Kişilik Bozuklukları: Özet  (Okunma Sayısı 1190 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
§®©
BS
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 787



Üyelik Bilgileri Site
« : 26 Mart 2007, 11:28:54 »

Psikolojide Kişilik bozuklukları üzerine özet bilgi.   

   İnsanlar çeşitli nedenlerle psikolojik yardıma başvururlar. Bazıları yaşadıkları travmatik bir olay yada krizden sonra (ailede birisinin ölümü, boşanma, tecavüz, iş kaybı gibi) bazıları ise belli bir konuyu çözüme ulaştırabilmek için yardım ararlar (daha tatmin edici bir iş bulmak, zor bir çocuğun yetiştirilmesi, evde ki ergen çocukların sorunları ile başetmek, çocukluktan yetişkinliğe geçiş, ilişkilerde yaşanan problemler, hayatın maddi ve manevi sorunlarına karşı mücadele etme gibi pek çok yaşam içinde ki problemi kapsar). Bazıları da depresyon, yeme bozuklukları yada panik ataklar gibi süre giden psikolojik sorunların iyileştirilmesi için yardım isterler.

Pek çok insan aynı zamanda daha belirsiz sorunlar içinde psikologa başvurabilirler. Örneğin kriz üstüne kriz yaşıyor olabilir, birlikte oldukları insanlarla yada arkadaşları ile fırtınalı ve tatminsiz ilişkiler yaşıyor olabilir yada iş hayatları aşırı derecede yorucu ve zarar verici olabilir. İnsanlar terapiye gelirler çünkü yaşamları istedikleri gibi değildir ve genel olarak mutsuz hissederler. Bu kişilerin büyük çoğunluğu kişilik bozuklukları yaşarlar fakat terapiye gitmedikleri sürece durumu farketmezler.

Kişilik insanın alışkanlığa dönüşmüş, yapısına oturmuş, sürekliliği olan davranışların tümüne verilen isimdir. Diğer insanlar ve kendisi hakkında geliştirdiği inançlar, düşünceler, dünyayı nasıl algıladığı, çevresine ve kendisine yönelik bakış açısı, alışkanlıkları, duyguları ve davranışları bireyin kişiliğini oluşturur.

Birey çevresindeki olaylara yada yaşam koşullarına sağlıklı tepkiler veremediği zaman kişilik bozuklukları ortaya çıkar. Bu tür rahatsızlıklar genelde bireyin davranışlarında, duygularında, düşünme şeklinde ve ilişkilerinde gözlemlenebilir. Sorunlar değişik şekillerde ortaya çıkabilir, örneğin kişi özel ilişkilerini devam ettirmekte sürekli sorun yaşıyorsa, bir işte tutunamıyorsa yada kariyerini geliştirmekte zorluk yaşıyorsa kişilik problemleri olma ihtimaline bakmak gerekir. Çoğunlukla kişilik bozukluğundan kaynaklanan sorunlar ergenlik çağının sonunda ve yetişkinliğin başlarında aşırı stress ve zorlanma ile başlar. Kişi sonraki yaşamında bu sorunları sürekli ve uzun vadeli olarak yaşar.

Kişilik bozukluğunu belirleyen semptomlar normal karakter özelliklerinin biraz daha abartılı şekilde yaşanması olduğundan bu hastalıkları teşhis etmek her zaman kolay değildir. Çoğu kez diğer psikiyatrik hastalıklar ve duygusal bozukluklar karışır ve teşhis konulmasını daha da zorlaştırır. Genelde suçluların, alkoliklerin, uyuşturucu kullanıcıların yüzde 70’inde bu rahatsızlık mevcuttur. Kişilik problemi olan insanların suç işleme, intihar etme, kaza geçirme ve hastanelerin aciline gitme ihtimalleri normal insanlardan daha yüksektir. En yaygın kişilik bozuklukları: Histerionik, Antisosyal, Borderline, Obsesif-kompulsif ve pasif-agresif kişilik bozukluklarıdır.

Kişilik bozuklukluklarının temelinde bu hastalığa sahip olan insanların rahatsızlıklarını farketmemeleri yatar. Aksine kişi daha çok kendisini koşulların kurbanı olarak görme eğilimindedir. Herhangi bir kişilik bozukluğuna sahipseniz, insanların sizi haksız yere suçladığını, eleştirdiğini ve reddettiklerini düşünüyor olmanız yüksek bir ihtimaldir. Daha önemlisi kendinizi açıklanamayan bir şekilde tatmin olmamış, mutsuz, huzursuz, doymamış hissedersiniz. Bütün bunları yaşarken, normal bir insan olarak yaşamınızı sürdürebildiğiniz için sizin ve çevrenizdekilerin aklına profesyonel bir yardım alabileceğiniz ve hayat kalitenizi yükseltebileceğiniz fikri gelmez.

Yaygınlık: Kişilik bozukluklarının toplumdaki yaygınlığı %6-9 dolayındadır. Genellikle kişilik bozukluğu ilk bulgusunu geç ergenlik ya da erken erişkinlikte gösterir. Bütün kişilik bozuklukları gözönüne alındığında kadın ve erkek cinsiyetler eşit olarak etkilenir.

Nedenleri: Kişilik bozukluklarının nedeni multifaktoryeldir. Bazen biyolojik belirleyiciler bulunmaktadır. Genetik, perinatal travma, ensefalit veya kafa travması suçlanan bazı biyolojik faktörlerdir. Tek yumurta ikizlerinde yüksek oranda eş hastalanma görülür. Gelişimsel öyküleri sıklıkla bireysel zorluklar ve aile sorunlarını gösterir.

Kişilik yapılarının temel ortak özellikleri

1. Kişiliğin çekirdekleri yaşamın ilk yıllarında atılır ve oluşur. Kişiliğin gelişmesi ergenlik ve delikanlılık çağının sonuna kadar sürer. Sonuçta kişilik uzun bir zaman diliminde şekillenir.

2. Herkesin kişiliği kendine özgüdür.

3. Kişilik uzun bir zaman diliminde şekillendiği için  katıdır ve değişmez bir yapıdadır.

4. Kişilik çizgileri ve nitelikleri egosintoniktir. Yani kişinin normaldışı davranışları kendini rahatsız etmez, tersine haz vericidir.

5. Alloplastik uyum vardır. Yani kişilik bozukluğu olan bir kimse kendini çevreye değil, çevreyi kendisine uydurma  yolunu seçer.

Tedavi: Genellikle hastalar motive değillerdir. Buna karşılık pek çok ve karışık uygulamalar kullanılır. Psikoanaliz, psikoanalitik psikoterapi, destekleyici psikoterapi, grup terapisi, aile terapisi, çevre terapisi uygulanmaktadır. Diğer bir seçenek farmakoterapidir.

Seyir ve prognoz: Değişkendir. Genellikle durağandır veya bozulmaya yol açarsa da bazı hastalar düzelebilir.
Kayıtlı
Ekonometri - M
« : 26 Mart 2007, 11:28:54 »

 Kayıtlı
§®©
BS
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 787



Üyelik Bilgileri Site
« Yanıtla #1 : 31 Mart 2007, 01:54:06 »

Kişilik Bozukluğu Çeşitleri

Tespit edilmiş pek çok kişilik bozukluğu mevcuttur, her birinin kendine özgü davranış şekilleri ve belirtileri vardır. Pek çoğu 3 kategori altında toplanabilir:

   1. Grup A: Garip yada aykırı davranışlar
   2. Grup B: Dramatik, duygusal yada düzensiz tavırlar
   3. Grup C: Endişe yada korku dolu tavırlar

Belirlenmiş pek çok kişilik bozukluğu olduğu için burada sadece çok yaygın olanlar özetlenmiştir.

Grup A:

   1. Şizoid Kişilik Bozukluğu
      Şizoid kişiler içe dönük, toplumdan soyutlanmış, yalnız, duygusal olarak soğuk ve mesafeli kişilerdir. Çoğunlukla kendi duygu ve düşünceleri içine gömülürler ve başkaları ile yakınlaşmaktan çekinirler.

Genel özellikleri: Başlıca özelliği sürekli toplumsal ilişkilerden kopma ve başkalarıyla birlikte olunan ortamlarda duyguların anlatımında kısıtlı kalma örüntüsüdür. Kesin yaygınlığı bilinmiyor.  Erkeklerde daha fazladır. Kronik şizofreni akrabalarında daha yaygındır. Strese tepki olarak çok kısa süren psikotik epizodlar yaşayabilirler (saatler süren). Şizofreni veya sanrısal bozukluğun öncesinde görülebilir.

Tanı:

Şizoid kişilik bozukluğu, DSM-IV tanı ölçütleri

A. Aşağıdakilerden en az dördünün olması ile belirli, genç erişkinlik dönemimde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan,sürekli toplumsal ilişkilerden kopma ve duyguların anlatımında kısıtlı olma örüntüsü,

1. Ailenin bir parçası değilmiş gibi davranır; yakın ilişkiye girmez ve yakın ilişkilerden zevk almaz.

2. Çoğunlukla tek bir etkinlikte bulunmayı tercih eder.

3. Cinsel deneyim yaşamaya karşı oldukça ilgisizdir.

4. Çok az etkinlikten zevk alır.

5. Yakın arkadaşı ve sırdaşı yoktur.

6. Övgü ve eleştirilere karşı ilgisiz kalır.

7. Duygusal soğukluk, kopukluk veya tekdüze bir duygulanım gösterir.

B. Şizofreninin, psikotik özellikler gösteren bir duygudurum bozukluğunun veya başka bir psikotik bozukluğun gidişi sırasında ortaya çıkmamaktadır ve genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.


   2. Paranoid Kişilik Bozukluğu
      Bu hastalık ile ilgili en önemli özellik kişinin başka insanların davranışlarını tehdit edici yada aşağılayıcı görmesidir. Paranoid kişiliği olan insanlar çevrelerine karşı güvensiz, affetmeyen, öfke dolu yada agresif kişilerdir çünkü çevrelerindeki insanları sadakatsiz, vefasız, hor gören yada yalancı olarak algılarlar. Bu kişiler kıskanç, sürekli savunmada, People with paranoid personality disorder are untrusting, unforgiving, and prone to angry or aggressive outbursts without justification because they perceive others as unfaithful, disloyal, condescending or deceitful. This type of person may also be jealous, guarded, sır saklayan ve entrikacı olabilirler, başkalarına soğuk yada aşırı derecede ciddi görünebilirler.

Genel özellikleri: Başlıca özelliği başkalarının davranışlarını kötü niyetli olarak yorumlayıp sürekli bir güvensizlik ve kuşkuculuk gösterme örüntüsüdür. Genel toplumda yaygınlığı %0.5-2.5 arasındadır.  Kronik şizofreni akrabalarında daha yaygındır. Strese tepki olarak çok kısa süren psikotik epizodlar yaşayabilirler (saatler süren). Şizofreni veya sanrısal bozukluğun öncesinde görülebilir.

Tanı:
Paranoid kişilik bozukluğu, DSM-IV tanı ölçütleri

A. Aşağıdakilerden en az dördünün olması ile belirli, genç erişkinlik dönemimde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, başkalarının davranışlarını kötü niyetli olarak yorumlayıp sürekli bir güvensizlik ve kuşkuculuk gösterme.

a. Yeterli bir temele dayanmadan başkalarının kendisini sömürdüğünden, aldattığından veya kendine zarar verdiğinden kuşkulanır.

b. Dostlarının veya iş arkadaşlarının kendine olan bağlılığı veya güvenirliği üzerine yersiz kuşkuları vardır.

c. Söylediklerinin kendisine karşı kötü niyetle kullanılacağından yersiz korkuları olduğundan başkalarına sır vermek istemez.

d. Sıradan sözlerden, olaylardan aşağılandığı veya kendisine gözdağı verildiği şeklinde anlamlar çıkarır.

e. Sürekli kin besler.

f. Karakterine ve itibarına saldırıldığı yargısını taşır ve öfke ve karşı saldırıda bulunur.

g. Haksız yere eşinin sadakatsızlığı ile ilgili kuşkulara kapılır.

B. Şizofreninin, psikotik özellikler gösteren bir duygudurum bozukluğunun veya başka bir psikotik bozukluğun gidişi sırasında ortaya çıkmamaktadır ve genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.


   3. Şizotipal Kişilik Bozukluğu
      Bu hastalık en iyi ‘garip davranışlar ve düşünce yapısı’ olarak tanımlanabilir Şizotipal kişiler alışılmışın dışında tuhaf şekillerde giyinirler, konuşurlar ve davranırlar. Bu kişiler başkaları ile ilişki kurmakta zorlanırlar ve sosyal toplantılarda aşırı rahatsızlık yaşarlar. Konuşma sırasında anlamsız tepkiler verebilir, hiç tepki vermeyebilir yada kendi kendilerine konuşabilirler. Aynı zamanda geleceği gördüklerini yada başka insanların zihinlerini okuduklarını iddia ederek gizli güçleri olduğuna inanırlar.

Genel özellikleri: Başlıca özelliği yakın ilişkilerde birdenbire rahatsızlık duyma ve yakın ilişkilere girebilme becerisinde azalma ile belirli, toplumsal ve kişilerarası yetersizliklerin yanısıra bilişsel ya da algısal çarpıklıkların ve alışılagelenin dışında davranışların olduğu yaygın bir örüntünün olmasıdır.  Toplumda yaygınlığı %3 dolayındadır. Strese tepki olarak çok kısa süren psikotik epizodlar yaşayabilirler (saatler süren). Küçük bir bölümünde şizofreni veya kısa psikotik bozukluk gelişebilir.

Tanı:
Şizotipal kişilik bozukluğu, DSM-IV tanı ölçütleri

A. Aşağıdakilerden en az dördünün olması ile belirli, genç erişkinlik dönemimde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, bilişsel veya algısal çarpıklıkların ve alışılmışın dışında davranışların yanı sıra yakın ilişkilerde rahatsızlık duyma ve yakın ilişkilere girebilme becerisinde yetersizlikle kendini gösteren, toplumsal ve kişilerarası yetersizliklerin olduğu sürekli bir örüntüdür.

1. Referans fikirler.

2. Davranışı etkileyen, kültürü ile uyumlu olmayan acayip inanışlar, büyüsel düşünceler.

3. Olağandışı algısal yaşantılar, bedensel yanılsamalar.

4. Acayip düşünüş ve konuşma biçimi.

5. Kuşkuculuk ya da paranoid düşünce.

6. Uygunsuz ya da kısıtlı duygulanım.

7. Acayip, kendine özgü davranış veya görünüm.

8. Yakın arkadaş ve sırdaşların olmaması.

9. Azalmayan aşırı toplumsal anksiyete, paranoid korkular.

B. Şizofreninin, psikotik özellikler gösteren bir duygudurum bozukluğunun veya başka bir psikotik bozukluğun gidişi sırasında ortaya çıkmamaktadır ve genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.


Grup B:

   1. Antisosyal Kişilik Bozukluğu
      Bu gruba giren insanlar genelde sosyal kuralları umursamazlar ve kafalarında ki karışıklığı davranışları ile yansıtırlar. Bu kişiler değişken, sorumsuz ve duyarsız insanlardır. Tipik olarak antisosyal kişiler kanunları çiğner, saldırgan tavırlar sergiler, sorumsuz ve düşmanca hareket ederler. Başka insanların duygularına yada düşüncelerine saygı göstermezler ve davranışlarının diğer insanlara olan etkilerini umursamazlar. Madde bağımlılığı riski yüksektir çünkü sıkıntılarını, gerginliklerini ve bunalımlarını aşmada yardımcı olur.

Genel özellikleri: Başlıca özelliği başkalarının haklarını saymama, başkalarının haklarına saldırma ile giden yaygın bir örüntü olmasıdır. Bu tanı 18 yaşından önce konmaz (18 yaşından önce Davranım bozukluğu tanısı kullanılır). Toplumda yaygınlığı, erkeklerde %3, kadınlarda %1 dolayındadır.

Tanı:
Antisosyal kişilik bozukluğu, DSM-IV tanı ölçütleri

A. Aşağıdakilerden en az üçünün olması ile belirli, 15 yaşından beri süregelen, başkalarının haklarını saymama, başkalarının haklarına saldırma örüntüsü.

1. Tutuklanması için zemin hazırlayan tekrarlayıcı eylemlerde bulunma, yasalara ve toplumsal kurallara ayak uyduramama.

2. Sürekli yalan söyleme, takma isim kullanma, kişisel çıkar ve zevki için başkalarını atlatma.

3. Dürtüsellik ve gelecek için tasarılar yapamama.

4. Yineleyen kavgalar veya saldırılarla belirli sinirlilik ve saldırganlık.

5. Kendi ve başkalarının güvenliği konusunda umursamazlık

6. Bir işi sürekli götürememe, mali yükümlülüklerini yerine getirememe ile belirli sürekli sorumsuzluk.

7. Başkalarına zarar verme, kötü davranma veya bir şey çalma durumuna karşı ilgisizlik veya bunlara kendine göre mantıklı açıklamalar getirme, vicdan azabı çekmeme.

B. Kişi en az 18 yaşındadır.

C. 15 yaşından önce başlayan davranım bozukluğunun kanıtları vardır.

D. Antisosyal davranış sadece şizofreni veya manik epizodun gidişi sırasında ortaya çıkmayabilir.


   2. Borderline Kişilik Bozukluğu
      Bu hastalığa sahip kişiler özel ilişkilerinde, davranışlarında, duygularında ve kendileri hakkında ki düşüncelerinde aşırı derecede dengesiz kişilerdir. Ruh halinde ani ve aşırı değişim, fırtınalı ilişkiler, kendine güven duygusunda iniş çıkışlar, önceden kestirilemeyen ve kendine zarar vermeye yönelik davranışlar bu hastalığın en önemli özellikleridir. Bu kişiler genelde kendi kimliklerini belirlemekte büyük sorun yaşarlar. Dünyayı aşırı uçlarda algılarlar; örneğin insanları ya “Hep iyi” yada “Hep kötü” olarak ayırırlar. Borderline kişi bir insana karşı çok yoğun bir bağımlılık geliştirebilir fakat en ufak bir problem ile karşılaştığında kişiye karşı duyduğu aşırı sevgi, nefrete dönüşebilir.

      Bu hastalığın en önemli özelliklerinden biri terkedilme korkusudur. Bu korku öylesine üst boyuttadır ki, karşısında ki kişiye aşırı derecede bağımlılık geliştirebilir. Kendine zarar verme yada intihara teşebbüs etme gibi davranışlar ilgi çekmek yada başkalarını manipüle etmek için kullanılabilir. Ani ve değişken tavırlar, kronik bıkkınlık hissi, boşluk duygusu ve zaman zaman gelip giden sinir krizleri bu hastalığın diğer belirtileri arasındadır.

Genel özellikleri: Kişilerarası ilişkilerde benlik algısında ve duygulanımda tutarsızlık ve belirgin dürtüselliğin olduğu sürekli bir örüntü vardır. Yaygınlığı %2 çıvarındadır. Büyük çoğunluğunda 40.lı yaşlarda stabilite meydana gelir.

Tanı:
Borderline kişilik bozukluğu, DSM-IV tanı ölçütleri

A. Aşağıdakilerden beşinin olması ile belirli, genç erişkinlik dönemimde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, kişiler arası ilişkilerde, benlik algısında ve duygulanımda tutarsızlık ve belirgin dürtüselliğin olduğu sürekli bir örüntüdür.

1. Gerçek veya hayali bir terkedilmeden kaçınmak için çılgınca çabalar gösterme.

2. Gözünde aşırı büyütme ve yerin dibine sokma uçları arasında gidip gelme, gergin ve tutarsız kişilerarası ilişkilerin olması.

3. Kimlik karmaşası: belirgin olarak ve sürekli bir biçimde tutarsız benlik algısı veya kimlik duyumu.

4. Kendine zarar verme olasılığı yüksek en az iki alanda dürtüsellik.

5. Yineleyen özkıyımla ilgili davranışlar, girişimler, göz korkutmalar.

6. Duygudurumda belirgin tepkiselliğe bağlı instabilite.

7. Kendini sürekli boşlukta hissetme.

8. Uygunsuz, yoğun öfke ya da öfkesini kontrol edememe.

9. Stresle ilişkili geçici paranoid düşünce veya ağır dissosiyatif semptomlar


   3. Narsistik Kişilik Bozukluğu
      Bu hastalığa sahip kişiler kendilerini aşırı derecede beğenirler ve önemlerini abartırlar. Zihinlerinde sürekli olarak limitsiz başarı, güç ve güzelliğe dair hayaller kurarlar. Her zaman dikkati üzerlerine çekmek ve ilginin odağı olmak isterler. Bu kişiler özellikle başarısızlığa karşı aşırı derecede hassastır ve büyük stress yaşarlar. Kendini aşırı derecede beğenmekten, aşırı derecede güvensizliğe doğru duygularında ani değişimler yaşayabilirler. Bu kişiler genelde başka insanları kendi çıkarları için kullanmaya çalışırlar.

Genel özellikleri: Üstünlük duygusu, beğenilme gereksinimi ve empati yapamama temel özellikleridir. Benlik saygıları kolay zedelenebilir. Yaygınlığı %2-6 olarak bilinmektedir. Bu tanıyı alanların %50-75’i erkektir.

Tanı:
Narsisistik kişilik bozukluğu, DSM-IV tanı ölçütleri

A. Aşağıdakilerden en az beşinin olması ile belirli, genç erişkinlik dönemimde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, üstünlük duygusu, beğenilme gereksinimi ve empati yapamamanın olduğu sürekli bir örüntüdür

1. Kendisinin çok önemli olduğu duygusunu taşır.

2. Sınırsız başarı, güç, zeka, güzellik veya kusursuz sevgi düşlemleri üzerine kafa yorar.

3. Özel ve eşi bulunmaz birisi olduğuna ve ancak başka özel veya toplumsal durumu üstün kişilerin kendisini anlayabileceğine ya da ancak onlarla arkadaşlık edebileceğine inanır.

4. Çok beğenilmek ister.

5. Hak kazandığı duygusu vardır.

6. Kişilerarası ilişkileri kendi çıkarı için kullanır, amaçlarına ulaşmak için başkalarının zayıf taraflarını kullanır.

7. Empati yapamaz.

8. Çoğu zaman başkalarını kıskanır ya da başkalarının kendisini kıskandığını sanır.                                                                 

9. küstah, kendini beğenmiş davranış ve tutumlar sergiler.

   
4. Histerionik Kişilik Bozukluğu
      Bu kişiler her zaman ilginin merkezi olmaya çalışırlar ve bu uğurda tiyatro oynamaya meyillidirler. En ufak sorunları bile aşırı derecede dramatize ederler ve duygularında aşırı değişimler yaşarlar. Sıradan yaşam koşullarında çabuk sıkılırlar ve yeni olaylar peşinde koşarak heyecan ararlar. İnsanlar ile ilişkilerinde çok çabuk arkadaşlık kurarlar, fakat çoğunlukla bu ilişkiler yüzeyseldir ve amaç Histerionik kişinin ilgisini ve sevgisini kazanmasıdır.

Genel özellikleri: Hemen her alanda aşırı duygusallık ve ilgilenilme arayışı vardır. Görece olarak kadınlarda daha sık gözlenir. Yaygınlığı %2-3 olarak bilinmektedir.

Tanı:


Histrionik kişilik bozukluğu, DSM-IV tanı ölçütleri

A. Aşağıdakilerden en az beşinin olması ile belirli, genç erişkinlik dönemimde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, aşırı duygusallık ve ilgilenilme arayışı gösteren sürekli bir örüntü.

1. İlgi odağı olmadığı durumlarda rahatsız olur.

2. Başkalarıyla iletişimi çoğu zaman uygunsuz bir şekilde cinsel yönden ayartıcı davranışlarla belirlidir.

3. Hızlı değişen ve yüzeysel kalan duygular sergiler.

4. İlgiyi çekmek için fiziksel görümünü kullanır.

5.Aşırı düzeyde başkalarını etkilemeye yönelik ve ayrıntıdan yoksun bir konuşma biçimi vardır.

6. Gösteriş yapar, yapmacık davranır ve duygularını aşırı bir abartı ile gösterir.

7. Telkine yatkındır, kolay etkilenir.

8. İlişkilerin olduğundan daha yakın olması gerektiğini düşünür.



Grup C:

   1. Çekingen Kişilik Bozukluğu
      Bu kişiler genelde reddedilmeye karşı aşırı derecede duyarlıdır ve kendisinden hoşlanacaklarından yüzde yüz emin olmadıkça başkaları ile ilişkiye girmekten çekinirler. Sosyal ortamlarda aşırı derecede rahatsızlık, ürkeklik, kritize edilmekten korkmak ve insanlarla birlikte olmayı gerektiren sosyal aktivitelerden kaçınmak bu hastalığın temel özellikleri arasında sayılabilir. Başkalarının gözünde küçük düşmekten, aptalca bir söz sarfetmekten, hata yapmaktan ve başkalarının önünde kızarıp ağlamaktan korkarlar. Başkalarının kendilerini onaylamayan tavırları karşısında büyük stres yaşarlar. Bu insanlar, aile çevresi dışında yakın hiç bir arkadaşa sahip olmayabilir (her ne kadar isteseler ve başarısızlıkları için kendilerini suçlasalar bile).

Genel özellikleri: Toplumsal ketlenmenin, yetersizlik duygularının ve olumsuz değerlendirilmeye aşırı duyarlılığın olduğu sürekli örüntüdür. Yayınlığı %0.5-1 arasındadır. Cinsiyetler arasında eşit oranda görülür. Başkaları tarafından “utangaç”, “ürkek”, “yalnız” ve “kendi halinde” kişiler olarak tanımlanırlar.

Tanı:
Çekingen kişilik bozukluğu, DSM-IV tanı ölçütleri

A. Aşağıdakilerden en az dördünün olması ile belirli, genç erişkinlik dönemimde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, toplumsal ketlenmenin, yetersizlik duygularının ve olumsuz değerlendirilmeye aşırı duyarlılığın olduğu sürekli bir örüntüdür.

1. Eleştirilecek, beğenilmeyecek ya da dışlanacak olma korkusuyla kişiler arası ilişki gerektiren mesleki etkinliklerden kaçınır.

2. Sevildiğinden emin olmadıkça insanlarla ilişkiye girmek istemez.

3. Mahcup düşeceği, alay konusu olacağı korkusuyla yakın ilişkilerde tutukluk gösterir.

4. Toplumsal durumlarda eleştirileceği ya da dışlanacağı üzerine kafa yorar.

5. Yetersizlik duyguları yüzünden yeni kişilerle aynı ortamda bulunduğu durumlarda

ketlenir.

6. Kendisini toplumsal yönden beceriksiz, kişisel olarak albenisi olmayan biri olarak görür.

7. Mahcup düşebileceğinden ötürü kişisel girişimlerde bulunmak ya da yeni etkinliklere katılmak istemez.

 
 2. Bağımlı Kişilik Bozukluğu
      Bu kişiler başka insanlara bağımlı hale gelerek kendileri adına karar vermelerini beklerler. Sürekli olarak birileri tarafından yönlendirilmek, onaylanmak ihtiyacındadırlar. Kritize edildiklerinde yada onaylanmadıklarında aşırı derecede mutsuz olurlar. Yalnız kalmaktan korkarlar ve bir ilişkileri bittiğinde kahrolurlar, çaresiz ve mutsuz hissederler. Tipik olarak kendilerine hiç güven duymazlar ve çok ender olarak kendi başlarına bir projeye başlayabilir yada bağımsızca bir iş başarabilir.

Genel özellikleri: Uysal ve yapışkan davranışa ve ayrılma korkusuna yol açacak biçimde, aşırı bir düzeyde kendisine bakılma gereksiniminin olduğu sürekli bir örüntüdür. Gerçek yaygınlığı bilinmiyor.

Tanı:


Bağımlı kişilik bozukluğu, DSM-IV tanı ölçütleri

A. Aşağıdakilerden en az dördünün olması ile belirli, genç erişkinlik dönemimde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, uysal ve yapışkan davranışa ve ayrılma korkusuna yol açacak biçimde kendisine bakılma gereksiniminin aşırı olmasıyla giden sürekli bir örüntü.

1. Başkalarından bol miktarda öğüt ve destek almazsa gündelik kararlarını vermekte güçlük çeker.

2. Yaşamının çoğu alanında sorumluluk almak için başkalarına gereksinim duyar.

3. Desteğini yitireceği ya da kabul görmeyeceği korkusuyla başkaları ile aynı görüşü paylaşmadığını söylemekte zorluk çeker.

4. Tasarıları başlatma, kendi başına iş yapma zorluğu vardır.

5. Başkalarının bakım ve desteğini sağlamak için hoş olmayan şeyleri yapmayı isteyecek kadar aşırıya gider.

6. Kendine bakamayacağına ilişkin aşırı korku nedeniyle tek başına kaldığında kendisini rahatsız veya çaresiz hisseder.

7. Yakın bir ilişki sonlandığında bir bakım ve destek kaynağı olarak derhal başka bir ilişki arayışı içine girer.

8. Kendi kendine bakma durumunda bırakılacağı üzerine gerçekçi olmayan bir biçimde kafa yorar.

 
 3. Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu
      Bu kişiler Compulsive personalities are özenli ve tutkulu insanlardır fakat mükemmelliğe ulaşmak için çabalarlar. Asla kendi başarılarından memnun olmazlar ve her seferinde daha fazla sorumluluk üstlenirler. Bu insanlar güvenilir, düzenli ve sistematiktirler ama aşırı katı yapıları değişen ortamlara uyum sağlamalarını imkansız hale getirir. Genelde aşırı derecede dikkatlidirler öyle ki bir olayın her noktasını dikkatle ölçer ve her detaya dikkat ederler. Bu onların karar vermelerini ve işi bitirmelerini oldukça zorlaştırır.

      Duyguları aşırı derecede kontrol altında olmadığında dünya belirsiz bir yer olur yada başkalarına güvenmek zorunda kalırlar ki bu durumda kendilerini çaresiz ve soyutlanmış hissederler.

Genel özellikleri: Düzenlilik, mükkemmelliyetçilik ve kontrol koyma üzerine aşırı kafa yormanın olduğu sürekli olduğu bir örüntüdür. “tip A” kişilik; hostilite, rekabetçilik, zamana karşı yarışmak gibi özellikleri ile örtüşür. Yüzde bir oranında ve daha çok erkeklerde görülür.

Tanı:


Obsesif-kompulsif kişilik bozukluğu, DSM-IV tanı ölçütleri

A. Aşağıdakilerden en az dördünün olması ile belirli, genç erişkinlik dönemimde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, esneklik, açıklık ve verimlilik pahasına düzenlilik, mükemmelliyetçilik, zihinsel ve  kişilerarası kontrol koyma üzerine aşırı kafa yormanın olduğu sürekli bir örüntü.

1. Asıl amacı unutturacak şekilde ayrıntılar, kurallar, listeler, sıralama, organize etme ya da program yapma ile uğraşıp durur.

             2. İşin bitmesini zorlaştıran mükemmelliyetçilik gösterir.

             3. Etkinlik ve arkadaşlarından yoksun kalacak şekilde kendini işe adar.

             4. Ahlak, doğruluk, değerler gibi konularda esneklik göstermez.

             5. Özel bir değeri olmasa bile eski, değersiz şeyleri elden çıkaramaz.

             6. Görev dağılımı yapmak ve başkaları ile birlikte çalışmak istemez.

             7. Para harcama konusunda hem kendisine, hem de başkalarına karşı cimri davranır.

             8. Katı ve inatçıdır.


Grup Belirsizler:

   1. Pasif-agresif kişilik bozukluğu
      Bu üç kategoriye dahil edilemeyen ama kişilik bozukluğu olarak tanımlanan davranış bozuklukları ayrı bir kategoride tutulur. Pasif-agresif kişilik bozukluğu bu gruba girer ve genelde negatif yaklaşım, ilişkilerde pasif direnç olarak kendini gösteriri.


Profesyonel Yardım

Bu davranışlar aşırıya kaçtığında, zaman içinde sürekli tekrarlandığında ve sağlıklı bir yaşam sürdürülmesine engel oluşturmaya başlandığında bir doktora başvurmak gerekli olabilir.

Tedavi

Çeşitli Kişilik Bozukluklarını tedavi etmek için farklı metodlar kullanılmaktadır; örneğin bireysel psikoterapi, grup terapisi yada aile terapisi gibi. Psikoterapi genelde bu kişilerin hastalıklarına yol açan yada etki eden bilinçaltında ki çatışmaları ortaya çıkarmaya çalışır. İkinci olarak davranışlarının başkaları üzerinde ki etkilerini görmeleri sağlanır. Davranışçı terapide doktor daha çok semptomları yok etmeye çalışır, örneğin ilişki kurmakta zorluk yaşamak, yada bireysel sorumluluğu üstlenmemek gibi. Bu durumlarda doktor hastalığın nereden kaynaklandığına yada bilinçaltında yatan nedenlere inmez, kişinin hızlı ve çabuk bir şekilde istediği gelişimi sağlamasına yoğunlaşır. Bazı semptomların giderilmesinde doktor ilaç tedavisi önerebilir.

http://www.hatunca.net/
Kayıtlı
Ekonometri - M
   

 Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  


Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Anksiyete (Kaygı) Bozuklukları
Psikoloji
§®© 0 728 Son Mesaj 26 Mart 2007, 11:26:22
Gönderen: §®©
Çekingenlik mi, kişilik bozukluğu mu?
Psikoloji
§®© 0 932 Son Mesaj 30 Mart 2007, 23:42:06
Gönderen: §®©
Trabzonspor Tarihçe Özet
Trabzonspor
««‖ ВК ‖»» 0 841 Son Mesaj 08 Nisan 2007, 01:32:06
Gönderen: ««‖ ВК ‖»»
Uyku Bozuklukları
Psikoloji
_EtZe_ 0 701 Son Mesaj 14 Nisan 2007, 18:50:00
Gönderen: _EtZe_
Antisosyal Kişilik Bozukluğu
Psikoloji
_EtZe_ 0 684 Son Mesaj 28 Nisan 2007, 20:25:05
Gönderen: _EtZe_


Ekonometrim.Org
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

Tamam

Turkish English French German Italian Dutch Spanish Portuguese Korean Chinese Simplified Japanese Greek Arabic Russian
guvenlisitekonometrim

ekonometri