Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Beyin yıkayıcılara karşı dikkatli olun!  (Okunma Sayısı 968 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
§®©
BS
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 787



Üyelik Bilgileri Site
« : 14 Nisan 2007, 13:14:03 »

Serdar Kuru - Araştırmacı Yazar

Sevgili dostlar 21. Yüzyılda yaşadığımız şu günlerde artık her birimizin tüm duygusal ve zihinsel bütünlüğü dev şirketlerin ve devletlerin sürdürdüğü aralıksız beyin yıkama saldırılarıyla tehdit altındadır.

Tüketim alışkanlıklarımızın belirlenmesinden tutun siyasi görüşlerimize kadar her şey bu beyin yıkayıcıları tarafından belirlenmeye çalışılmaktadır. Zihinlerimize yapılan bu gizli saldırılar insanoğlunun yaratılışından gelen açlık,susuzluk,seks ve kabul görme ihtiyacı gibi en temel ihtiyaçlarına yönelik yapılmakta.

Çok kuvvetli anlamların yüklendiği semboller değişik şekillerde zihnimize yerleştirilmekte ve bu şekilde hareketlerimiz kontrol edilmeye çalışılmaktadır. Bu kapsamda kullandıkları en önemli silah televizyondur. Televizyon seyrederken beynimizin mantıklı ve analitik düşünmeye yarayan sol kısmı devre dışı kalarak duyguların ağırlıkta olduğu sağ kısım bilgi bombardımanına tutulur.

Televizyon en güzel beyin yıkamayı TV başında elinizde kumanda zaplarken yorgunluktan gözlerinizin kapandığı o yarı uyanık halde yapar çünkü zihninizin telkine en açık olduğu zaman o zamandır ve siz hatırlamasanız da bilinç altınız o aralıkta televizyondan verilen her uyarıcıyı sünger gibi çeker. Televizyondan önce birbirleriyle konuşan aile bireyleri artık zombi gibi ekrana bakan yaratıklar haline dönüşmüşlerdir.

Artık çoğumuz yıllarca beraber yaşadığı komşularından daha fazla televizyon dizilerindeki aileleri tanır oldu. Bu şekilde toplumdan ayrılarak izole edilen bireyler beyin yıkamaya daha açık bir hale dönüşürler. Her akşam televizyondan haberleri almak için ekran başına oturanlar tüm kanallarda aynı haberlerin neredeyse aynı görüntülerle verildiğini pek fark edemezler. Her kanalda benzer haber ve yorumları duyan insanlarda o duyduklarının doğru olduğuna neredeyse iman ederler.

Bunun sebebi her birisi diğerinden farklı olduğunu iddia eden kanalların esas amacının haber vermek değil eğlence sunmak,bilgilendirmek değil beyin yıkamak olmasıdır. Reality şovların çıkmasıyla televizyon ve gerçek hayat arasındaki fark kaldırılmış ve insanlara kameralar tarafından izlenmenin istenilen bir şey olduğu kabul ettirilmiştir zaten o yüzden bugün her tarafta kameralar sayesinde her hareketimizin kontrol edilmesi hiç birimize yabancı gelmiyor.

Televizyonun yayılması siyaset ve siyasetçinin de sanal bir hale gelmesini sağlamıştır. Bugün siyasetçi dediğimiz insan içimizden biri değil televizyona göre yeniden şekillendirilip saçının şeklinden giydiği kravata kadar psikologlar tarafından önümüze sunulan sanal robotlardır sadece. Artık siyasetçinin bilgisi ve dürüstlüğü değil beyin yıkayıcılar tarafından oluşturulan imajı önemlidir.

Hiçbir siyasetçi artık içinden geldiği gibi konuşamaz ve önündeki ekrandan geçen yazılara bakarak konuşur ve bu yazılar beyin yıkama uzmanları tarafından yazıldığı için size verilen mesajların reklam metinlerinden hiçbir farkı yoktur. Beyin yıkayıcılarının en büyük amacı size hayatınızın eksik olduğunu kabul ettirmektir ki istedikleri malı ya da fikri size satabilsinler bu sebeple insanların çoğunluğu psikolojik sorunlar yaşamaya başlamıştır.

Temel mesaj sen yeterince iyi değilsin ve ancak benim mükemmel ürünümü satın alırsan iyi olabilirsin mesajıdır. Beyin yıkamanın size en kolay anlatabileceğim örneklerinden biride süper marketlerdir. Düşünün bakalım neden bir süper markete girdiğiniz zaman serinlik hissedersiniz çünkü belli bir derecenin altındaki insan vücudu beyine güvensizlik ve açlık sinyalleri göndermeye başlar o yüzden tüm market klimaları belli bir dereceye ayarlanmıştır. İçeri girdiğiniz zaman ilk gördüğünüz ve hemen kapıda karşınıza çıkan ürünlerde buna göre oraya konmuştur.

Marketlerin labirent gibi olmasının ,en iyi markaların sizin göz hizanızdaki raflarda durmasının ve aşağıda çocukların erişeceği raflara abur cubur doldurulmasının her biri iyi planlanmış bilinç altı beyin yıkama taktikleridir. Ürün paketlerindeki renkler de psikologlar tarafından belirlenir. Mesela kırmızı ve sarı renkler iştah açar,yeşil rengi tazelik hissi verir. Ürünlerin üzerinde tekrarlanan “doğal”, “ekstra güçlü” gibi kelimelerin hepsi de özel seçilmiş mesajlardır.

Bazen de sizin milliyetçilik hisleriniz kullanılır ve ülke bayrağınızın renkleri ambalaj paketlerinde yerini alır. Bayrağınıza karşı olan hisleriniz ister istemez o ürüne yönelir. Tüm bu psikolojik taktikler sizin kredi kart bilgileriniz, internette ziyaret ettiğiniz siteler gibi toplanan değişik binlerce veriyle oluşturulan veri tabanlarındaki bilgiler esas alınarak her geçen gün daha da mükemmel hale getirilir.

Açıkçası sevgili dostlar artık insanları sürüleştirmek için silahların kullanılması bırakılmış onun yerini “ben sizin dostunuzum” diyen sinsi beyin yıkayıcıları almıştır. Tabi unutulmaması gereken bu tip psikolojik beyin yıkama tekniklerinin  insanlar üzerinde akıllarını her an açık tutmaları şartıyla etkili olamayacağı gerçeğidir.

Kayıtlı
Ekonometri - M
« : 14 Nisan 2007, 13:14:03 »

 Kayıtlı
§®©
BS
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 787



Üyelik Bilgileri Site
« Yanıtla #1 : 14 Nisan 2007, 13:32:26 »

Serdar Kuru - Araştırmacı Yazar

İnsanlarımızın boş meseleler üzerine tartışma keyfi yüzünden herhalde dünyada psikolojik harekatlara en kolay hedef olan millet bizizdir.

Bizim insanımız sonuca bakmaz,lafı duydu mu kanıverir. Okumayan ve yazmayan insanların lafa kanmasından daha doğal bir şeyde yoktur.

Geniş insan kitlelerini bu tip propaganda ve kandırma tekniklerine karşı mutlaka uyarmamız lazım.

Mesela eğer benim elimde imkan olsaydı en azından milletin etkin kesimlerini psikolojik saldırı ve bilinçaltı ikna tekniklerine karşı eğitecek kısa dönemli kurslar açardım.

Bu tür tekniklerin nasıl işlediğini anlamak ve bunlara karşı kendini korumak o kadar zor değildir sadece sistemin nasıl çalıştığını temel olarak kavramanız yeter.

Mesela basit bir örnek vereyim. Diyelim ki ailece sinemaya gittiniz ve çok popüler,herkesin kafasına "git" diye kakılan bir film seyredeceksiniz. Bu tür "popülerleştirilen" filmler genelde siyasi ve tüketime yönelik bilinçaltı ikna teknikleri içerirler.

Eğer siz ve aileniz bilinçliyse bunlardan etkilenmeden filmi keyifle izlersiniz yok eğer bilinçli değilseniz hem beyniniz yıkanır hem de üste para ödemiş olursunuz.

Popüler bir filmden örnek vereyim isterseniz. Mesela Matrix.

Bu filmin siyasi,ezoterik ve dini anlamlarını bir kenara bırakırsak ( aslında bu film hakkında bir yazı dizisi yapmayı düşünüyorum çünkü inanmayacağınız kadar bilinçaltı saldırı öğeleri bulunan bir film serisi) sadece ilk filmde bile pek çok Amerikan şirketinin bilinçaltınıza yönelik onlarca reklamı bulunmakta. Bu şirketler(Fed-ex , Nokia, Panasonic ve Hewlett Packard ) firmalarının reklamları.

Siz film seyrettiğinizi sanırken bilincinize bu ürünlerin birer beyinsel sinyali kopyalanıyor ve mesela cep telefonu almak istediğiniz zaman nedense telefon markalarından birine büyük bir sıcaklık duyuyorsunuz.Matrix konusunu kapayalım yoksa bu köşe yazısı bitmez kitap olur.

Aynı teknikleri siyasette de kullanırlar.Bu tekniklerden biride "sequence programming" denilen yöntemdir.

Buna göre diyelim bir parti liderinin televizyonda konuşmasını izliyorsunuz ve kişisel olarak sevmediğiniz halde nedense bu konuşma esnasında lidere bir yakınlık duymaya başlarsınız.

Bunun sebebi sizin gözünüzün algılayamayacağı ama beyninizin sünger gibi emeceği imajların bu konuşma görüntüsü içine mikro saniyelik "sequence"lerle yayılmasıdır.Siz liderin görüntüsüne bakarken beyniniz ve bilinçaltınız verilen bu imajları alır.

Bir örnek verelim : diyelim ki Türkiye’de bir anket yapıldı ve halkın yüzde doksanının Mustafa Kemal Atatürk’e sevgi beslediği ortaya çıkarıldı. Halka sevdirilmek istenen liderin televizyondaki konuşmasının görüntü aralarına mikro saniyelerle ölçülecek zaman aralıklarında Atatürk’ün resmini verirler.

Bu şekilde sizin beyniniz o siyasetçiyi Atatürk ile ilişkilendirir ve birde bakarsanız önceden sempati duymadığınız bir adamı sevmeye başlamışsınız.

Sohbetlerde sıklıkla duyduğunuz "Bu adamı önceden hiç beğenmezdim ama fena adam değilmiş"laflarının sebebi budur.

Tabi tam ters imajlar kullanarak çok iyi bir insanın topluma canavar olarak gösterilmesi de olasıdır.

Bu teknikler bilinen tekniklerdir. Mesela askerlik yapan dostlar eğer şöyle bir geriye dönüp bakarlarsa askerde en sık yaptıkları işin marş söylemek olduğunu hatırlayacaklardır.

Askerde sık söylenen bir laf vardır "burada mantık aramayın"diye. Bu tabi sivillerin düşüncesidir aslında ordular dünyanın en mantıklı yerleridir ve size mantıksız gelen şeylerin sizin bilmediğiniz çok iyi sebepleri vardır.

Mesela marş söyletilmesinin temel amacı bireyselliğe alışmış bireylerin üzerinde grup psikozu oluşturmak,cesaret ve takım ruhu yaratmaktır.

Bu süreçte herhangi bir marş vatan sevgisi ile ilişkilendirilirse ve askerliği boyunca kişiye o marş en az yüz kere söyletilirse bu kişi hayatının iler ki bir safhasında mesela otuz sene sonra bile bu marşı duyduğu anda anında motive olacak ve kendisinden istenen hareketi sorgulamadan yapacaktır. Bu sebeple bence bazı marş ve motiflerin kesinlikle siyasi partiler tarafından kullanılmasının yasaklanması lazım.


Evet çok uzun ve detaylı bir konuyu ufacık bir makaleye sığdırmak tabii ki imkansız o yüzden diyorum ya halkı eğitmek için bu konularda kurs verilmelidir diye.

Biz dönelim yazının ana fikrine. Dostlar hiç bir zaman size gündem olarak dayatılan konularda tartışmalara girmeyin ve bundan özellikle kaçının çünkü eğer size bir cambaz gösteriliyorsa görmemeniz istenen çoraplar başınıza örülüyor demektir.

En dikkatli olmanız gereken zaman herkesin bir yöne bakması istenilen zamanlardır.

Kayıtlı
Ekonometri - M
   

 Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  


Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Şaşırmaya hazır olun...
Zeka Oyunları - Bilmeceler vs.
_EtZe_ 4 1093 Son Mesaj 14 Kasım 2007, 13:30:33
Gönderen: kalm
Dikkatli bakın...
MuhabbeT Café
lewooo58 9 1224 Son Mesaj 16 Ağustos 2008, 16:54:25
Gönderen: snuup
eko 2 :S yardımcı olun lütfennnn!!!
Ekonometri 2
srwt 4 1398 Son Mesaj 13 Kasım 2007, 00:33:03
Gönderen: srwt
Bu resimlere dikkatli bakın!!!
Sanat
Leo-ain 1 1224 Son Mesaj 26 Aralık 2007, 11:34:34
Gönderen: butterfly
Beyin gücüyle çalışan oyunlar yolda
Haberci
§®© 0 684 Son Mesaj 24 Haziran 2008, 15:14:46
Gönderen: §®©


Ekonometrim.Org
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

Tamam

Turkish English French German Italian Dutch Spanish Portuguese Korean Chinese Simplified Japanese Greek Arabic Russian
guvenlisitekonometrim

ekonometri