Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Attila İlhan...  (Okunma Sayısı 1504 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Z.e.p
Z.e.p
Ekom Normal Üye
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 487


Var isem düşünmek zorunda kalıorum :)


Üyelik Bilgileri
« : 05 Haziran 2007, 16:44:47 »

 Ağustos Çıkmazı

Beni koyup koyup gitme, n'olursun
Durduğun yerde dur
Kendini martılarla bir tutma
Senin kanatların yok
Düşersin yorulursun
Beni koyup koyup gitme, n'olursun

Bir deniz kıyısında otur
Gemiler sensiz gitsin bırak
Herkes gibi yaşasana sen
İşine gücüne baksana
Evlenirsin, çocuğun olur
Beni koyup koyup gitme, n'olursun

Elimi tutuyorlar ayağımı
yetişemiyorum ardından
hevesim olsa param olmuyor
param olsa hevesim
yaptıklarını affettim
seninle gelemeyeceğim Attilâ İlhan
beni koyup koyup gitme, n'olursun

ATTİLA İLHAN
Kayıtlı

Ben insan diilmym ben kulun diilmym yaa ben biolojk varlık diilmym nereye kadar sinir sistemimin direnci Allahımmm!
Eko 1den 2ye terfi Günışığıokuyan
Ekonometri - M
« : 05 Haziran 2007, 16:44:47 »

 Kayıtlı
Z.e.p
Z.e.p
Ekom Normal Üye
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 487


Var isem düşünmek zorunda kalıorum :)


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : 05 Haziran 2007, 16:45:37 »

Ben Sana Mecburum Bilemezsin

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

Ölmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih'te yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun.

Belki haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
Kötü rüzgar saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin.

ATTİLA İLHAN
Kayıtlı

Ben insan diilmym ben kulun diilmym yaa ben biolojk varlık diilmym nereye kadar sinir sistemimin direnci Allahımmm!
Eko 1den 2ye terfi Günışığıokuyan
nilay
Ekom Normal Üye
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7


Bütün umudum kendimde...


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #2 : 23 Haziran 2007, 21:23:20 »

BENİ BİR KERE DÖVDÜLER

Beni bir kere dövdüler çok gözlüklüydüm
Daha bere giyiyordum bıyıklarım da duruyor
Büyükdere'de dövdüler emirgân ve birileri
Geceleyin dövdüler dişlerimi tükürdüm

Emirgan'la aramız çok eskiden beri yok
Niye ölmedim diye bana bozuluyor
Ötekiler şurda burda azar azar gördüğüm
Çakıdan bozma itler sustalı birileri
Fakat çok fena dövdüler size ne söylüyorum
Bir vakit omuzlarım tutmadı dişlerimi tükürdüm

Boşyerlerime vurdular yumrukları duruyor
Gecenin bir saatinde gizlice kustum
Bir böcek yürüyordu boynumdan içeri
Burnum mu kanıyordu ağlıyor muydum
Büyükdere'de dövdüler emirgân ve birileri
Ayıran eden çıkmadı susadım su veren yok
Kavgalı olmasaydık belki seni düşünürdüm
Çocuk sıcaklığına sığınıp uyumayı
Omzum bir vakit tutmadı dişlemi tükürdüm

Fakat çok fena dövdüler size ne söylüyorum
Daha bere giyiyordum bıyıklarım da duruyor
Hiç kimse o halimde görsün istemiyordum
Eczane aramak filan aklımdan geçmedi
Sıcak bir şeyler içmek otelde motelde
Kavgalı olmasaydık belki seni düşünürdüm
Dağıtılmış suratımı avuçlarına saklamayı
Ağlamayı düşünürdüm kim bilir belki de
Bir vakit omzum tutmadı dişlerimi tükürdüm

Beni bir kere dövdüler çok gözlüklüydüm
Daha bere giyiyordum bıyıklarım da duruyor
Büyükdere'de dövdüler emirgân ve birileri
Senin için dövdüler dişlerimi tükürdüm

ATTİLA İLHAN
 
Kayıtlı

2007 mezun Gülümseme
Ekonometri - M
« Yanıtla #2 : 23 Haziran 2007, 21:23:20 »

 Kayıtlı
ekonometrist
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 23 Haziran 2007, 22:17:59 »


ATİLLA İLHAN hayatı ve şiirleri





1925’te Izmir’in Menemen ilçesinde dogdu.Istanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki yüksek ögrenimini yarida birakti, gazete ve dergilerde çalisti. Demokrat Izmir Gazetesi Genel Yayin Müdürlügü ve Basyazarligindan Ankara’da Bilgi Yayinevi Danismanligina geldi (1973-1980). Senaryolarinda Ali Kaptanoglu adini kullandi. Belli basli filmleri: Yalnizlar Rihtimi (Lütfi Akad), Atesten Damlalar (Memduh Ün), Rifat Diye Biri (Ertem Gönenç), Soför Nebahat (Metin Erksan), Devlerin Öfkesi (Nevzat Pesen), Ver Elini Istanbul (Aydin Arakon).
11 Ekim 2005 tarihinde Istanbul'da yasamini yitirdi..


 

KIMI SEVSEM SENSIN

kimi sevsem sensin / hayret
sevgi hepsini nasıl değiştiriyor
gözleri maviyken yaprak yeşili
senin sesinle konuşuyor elbet
yarim bakışları o kadar tehlikeli
senin sigaranı senin gibi içiyor
kimi sevsem sensin / hayret
senden nedense vazgeçilemiyor

her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet
sarışın başladığım esmer bitiyor
anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli
dudakları keskin kırmızı jilet
bir belaya çattık / nasıl bitirmeli
gitar kımıldadı mı zaman deliniyor
kimi sevsem sensin / hayret
kapıların kapalı girilemiyor

kimi sevsem sensin / senden ibaret
hepsini senin adınla çağırıyorum
arkamdan şımarık gülüşüyorlar
getirdikleri yağmur / sende unuttuğum
hani o sımsıcak iri çekirdekli
senin gibi vahşi öpüşüyorlar
kimi sevsem sensin / hayret
in misin cin misin anlamıyorum

                            ATTİLA İLHAN
Kayıtlı
ekonometrist
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 23 Haziran 2007, 22:22:17 »

SİSLER BULVARI

elinin arkasında güneş duruyordu
aylardan kasımdı üşüyorduk
ağacın biri bulvarda ölüyordu
şehrin camları kaygısız gülüyordu
her köşe başında öpüşüyorduk

sisler bulvarı'na akşam çökmüştü
omuzlarımıza çoktan çökmüştü
kesik birer kol gibi yalnızdık
dağlarda ateşler yanmıyordu
deniz fenerleri sönmüştü
birbirimizin gözlerini arıyorduk

sisler bulvarı'nda seni kaybettim
sokak lambaları öksürüyordu
yukarıda bulutlar yürüyordu
terkedilmiş bir çocuk gibiydim
dokunsanız ağlayacaktım
yenikapı'da bir tren vardı

sisler bulvarı'nda öleceğim
sol kasığımdan vuracaklar
bulvar durağında düşeceğim
gözlüklerim kırılacaklar
sen rüyasını göreceksin
çığlık çığlığa uyanacaksın
sabah kapını çalacaklar
elinden tutup getirecekler
beni görünce taş kesileceksin
ağlamayacaksın! ağlamayacaksın!

sisler bulvarı'ndan geçtim sırılsıklamdı
ıslak kaldırımlar parlıyordu
durup dururken gözlerim dalıyordu
bir bardak şarabda kayboluyordum
gece bekçilerine saati soruyordum
evime gitmekten korkuyordum
sisler boğazıma sarılmışlardı

bir gemi beni afrika'ya götürecek
ismi bilmiyorum ne olacak
kazablanka'da bir gün kalacağım
sisler bulvarını hatırlayacağım
kırmızı melek şarkısından bir satır
lodos'tan bir satır yağmur'dan iki
senin kirpiklerinden bir satır
simsiyah bir satır hatırlayacağım
seni hatırlatanın çenesini kıracağım
limanda vapur uğuldayacak

sisler bulvarı bir gece haykırmıştı
ağaçları yatıyordu yoksuldu
bütün yaprakları sararmıştı
bütün bir sonbahar ağlamıştı
ağlayan sanki istanbul'du
öl desen belki ölecektim
içimde biber gibi bir kahır
bütün şiirlerimi yakacaktım
yalnızlık bana dokunuyordu

eğer sisler bulvarı olmasa
eğer bu şehirde bu bulvar olmasa
sabah ezanında yağmur yağmasa
şüphesiz bir delilik yapardım
hiç kimse beni anlayamazdı
on beş sene hüküm giyerdim
dördüncü yılında kaçardım
belki kaçarken vururlardı

sisler bulvarı'ndan geçmediğim gün
sisler bulvarı öksüz ben öksüzüm
yağmurun altında yalnızım
ağzım elim yüzüm ıslanıyor
tren düdükleri iç içe giriyorlar
aklımı fikrimi çeliyorlar
aksaray'da ışıklar yanıyor
sisler bulvarı ayaklanıyor
artık kalbimi susturamıyorum
Kayıtlı
Ekonometri - M
   

 Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  



Ekonometrim.Org
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

Tamam

Turkish English French German Italian Dutch Spanish Portuguese Korean Chinese Simplified Japanese Greek Arabic Russian
guvenlisitekonometrim

ekonometri