Sayfa: [1] 2   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Aldatma...  (Okunma Sayısı 5841 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
§®©
BS
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 787



Üyelik Bilgileri Site
« : 16 Nisan 2007, 21:36:10 »

Son yıllarda eşlerini aldatan kadınların haberleri gazete manşetlerinden inmiyor. Uzmanlara göre iki taraf da aldatıyor ama sebepler farklı; erkekler cinsellik, kadınlar ise sevgi arıyor.

Aldatmak, her kültürde farklı anlamlar içerse de tekeşli sistemin ve orta sınıf ahlakının geçerli olduğu toplumlarda affedilmesi zor bir 'ihanet' olarak kabul ediliyor. Tarihi, neredeyse insanlık kadar eskilere dayanıyor ve mağduru da rakam veremeyeceğimiz kadar çok.... Günümüzde ise eşlerin birbirini aldatmasının nedenleri kişiden kişiye değişiklik gösterdiği gibi nedense erkeklerin kadınlara oranla eşlerini daha çok aldattığı düşünülür. Orta sınıf ahlakının geçerli olduğu gruplarda erkeklerin aldatması kolaylıkla affedilir ancak kadının aldatması genellikle gazetelerin 3. sayfalarında acı haberlerlerle son bulur. Bu sistemde kadın cezalandırılır, erkekse affedilir! Ancak farklı örnekler de yok değil... Eşi tarafından yıllarca aldatıldığını hatta iki çocuğundan birisinin kendisinden olmadığını öğrenen D.E., eşine zarar vermek yerine hakkını mahkemede aramıştı.

Sosyal ve ekonomik açıdan toplumun daha üst bir kesimini temsil eden tarafta da aldatma hikayeleri son zamanlarda medyayı oldukça meşgul ediyor. "Suşi skandalı" olarak günlerce konuşulan en 'yeni' aldatma hikayesinin başrol kahramanları ise iki erkek ve üç kadındı. İstanbul'daki Mori Sushi restoranının sahiplerinden Ari Duek, ortağı Emre Muratoğlu'nun eşi İrem Tuncalı ile birlikte olmuştu. Duek'in eski sevgilisi de bunu aldatılan eşe anlatınca Emre Muratoğlu eşi İrem Tuncalı'dan ayrılmış ve iş ortaklığını da bitirmişti. Ari Duek, eşi tarafından "Bu ne ilk ne de son olacak" gerekçesiyle affedilmişti. Şimdi Bodrum'da tatildeler...

Araştırmalar Türkiye'de kadınların da erkekler kadar eşlerini aldattığını ortaya koyuyor. Ancak her kesimin 'aldatma'ya verdiği tepkiler farklı. Mardin'de bir namus cinayetine gerekçe olarak gösterilirken, sosyetede yaşanan benzer bir olayın üstü kolaylıkla kapatılabiliyor. Evlilik terapisti İlkim Öz'e göre erkek ve kadının aldatma nedenleri farklı; "Kadın eğer eşiyle iletişim kurmakta zorlanıyorsa, cinsel sorunlar yaşıyorsa aldatabiliyor. Kadın intikam için de aldatabiliyor. Bana gelen bir vaka vardı. Erkek 5 kez aldattığı için kadın da onu 4 kez aldatmış. Bir hakkı daha kaldığını söylüyordu. Bunu bir maç olarak görüyor. Eğer özgüveni eksikse, eşiyle kişilik çatışmasına girdiyse, kendini kanıtlamak için de aldatabiliyor. Yakın bir zamanda Türkiye'de yapılan bir araştırma sonucunda aldatma oranı yüzde 50 çıktı. Kadınlar daha az aldatıyor, diye bir şey yok. Son 10 yıldır bir artış var. Ama erkekler eşlerinin kendilerini aldattıklarına inanmıyor."

Alt sınıftan seçiliyor

Psikiyatr Kerem Doksat, sosyal ve ekonomik açıdan üst kesimdeki insanların daha çok eşlerini arkadaşlarıyla aldatmalarına da şöyle bir yorum getiriyor: "Üst sosyal ekonomik gruplarda çevre dar. İster istemez böyle bir şey olur. Mesela Prenses Diana da eşini ilk olarak aristokrat olmayan biriyle yani seyisiyle aldattı. Bizim sosyetede de böyle şeyler olur. Evdeki çalışanla karısını aldatıp daha sonra evlenen adamlar var. Kadınlar da şoför ya da evde çalışanlardan biriyle yapabiliyor bunu. Karı ile koca arasında yaş ve kültür farkı varsa kadının onu arkadaşıyla ya da alt sınıftan biriyle aldatma riski yüksek. Bunun nedeni de intikam. Kadının aksine o gruptaki erkekler genelde arkadaşının karısıyla aldatma riskine girmez. Bunun yerine pahalı fahişelere gider ya da metres hayatı yaşar."

Psikiyatr Cem Mumcu ise kadının aldatmaya meyilli olmadığını belirtiyor: " Kadın, erkeğe göre aldatmaya meyilli bir yaratık değil. Erkek daha meraklı. Eğer ortada patalojik bir vaka yoksa kadınlar cinsellik için aldatmıyorlar. Benim sahici bulmadığım bir şeyler oluyor bizim ülkemizde. İnsanlar bir yandan orta sınıf ahlakını korumak bir yandan sosyal, ekonomik ve kariyerleri adına mutsuz ilişkilerini sürdürmek zorunda kalıyorlar. Maddi ve manevi zarara uğramaktan o kadar çok korkuyorlar ki etraf sahte evliliklerle dolu. Son zamanlarda eşlerini aldatan kadın sayısında artış olduğu da bir gerçek..."

Aynur Erdem
Kayıtlı
Ekonometri - M
« : 16 Nisan 2007, 21:36:10 »

 Kayıtlı
§®©
BS
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 787



Üyelik Bilgileri Site
« Yanıtla #1 : 16 Nisan 2007, 21:44:44 »

Erkeklerin eşlerini aldatması hep gündemde ve konuşulur. Erkeğin bu aldatmayı " nasıl bir kadınla" yaptığı ve kim olduğu önemsenmez. Erkek bu işi " diğer bir kadınla" yapmaktadır. Bu diğer kadınların bir kısmı da tıpkı erkek gibi evli bir kadındır.

Erkeklerin aldatması üzerine epey araştırma ve spekülasyon yapılmaktadır. Kadınların aldatması biraz gizli kalmaktadır. Çünkü,kadınlar erkekler gibi bunu bir övünme veya "skor" meselesi haline getirmezler.Erkekler "ne kadar erkek" olduklarını "beraber oldukları kadın sayısının çokluğuyla" ölçerler. Kadınlar istisnalar hariç tek bir erkeğe bağlanırlar. Onların "skor" derdi yoktur. Onlar duygu,sevgi,aşk sonra da sex ararlar.

Tek eşliliğe inanan ( monogam ) kadın nasıl olurda erkeğini aldatır ? Sebepleri nelerdir ?

Birliktelikte sevgi, aşk,romantizm,heyecan,sürpriz arayan çoğunlukla kadındır. Erkek için eve giderken eşine çiçek götürmek,özel günlerinde(doğum günü,evlilik yıldönümü) hediyeler almak basit ve gereksiz geliyorsa; yağmurlu havada yürümek,ormanda koşmak,el,ele tutuşmak bir şey ifade etmiyorsa ; erkek eşine,kadınına duygusal olarak ulaşmıyor yetemiyor demektir.Bu duygular yok olamayacağına göre, şartlar ortam elverişli ise kadın eşini, sevgilisini aldatabilir.

Bazı erkekler "seni seviyorum" demekten çekinir yada sanki kadına karşı küçülecekmiş gibi bir komplekse kapılırlar. Oysa kadınları sık, sık duymak istediği bir sözcüktür. Kadın erkeğin eve geldiğinde güler yüzlü, sempatik olmasını kendisine sarılıp, öpmesini bekler, bazen işte iken "eşini hatırlayıp" telefonla aramasını bekler. Erkeğin kadının her türlü duygusal taleplerine ; "işim çok yoğun,bunca iş arasında arasın,da bunları nasıl düşüneyim, ben kimin için çalışıyorum" şeklinde yanıt vermesi kadınları üzmekte ve hayal kırıklığı yaşatmaktadır.

Kadınlar bu tarz bir yaklaşımda "işin kendilerine tercih edildiğini" düşünürler. Doğrudur,da... Erkek bilmez,ki; veya işin-paranın,statünün verdiği hazla , tatminle düşünmek işine gelmez,ki, kadın önce ilgi-sevgi-şevkat ister.

Zamanla "işini ikinci planda" tutan bir erkekle bir duygusal ilişkiye girebilir. Durum ortaya çıkınca da erkek kadını nankörlükle suçlar " yediğin önünde, yemediğin arkanda, bir dediğini iki etmedim, her şey aldım demek,ki seni şımartmışım" şeklinde "hayretini" dışa vurur.

Diğer bir aldatma nedeni de kadına sürekli uygulanan sözel ve fiziksel şiddettir. Yaptıkları küçümsenen , aşağılanan, sürekli dayak yiyen bir kadın; günün birinde kendisine iltifat eden " adam yerine koyan" sevgi sözcükleriyle hitap eden bir erkeğe "tesadüf" edebilir. Böylelikle kendisine güven gelir. Sürekli eleştirilen kadın kendisini yetersiz , değersiz hisseder, onu "onere" eden, değer veren birisi bir ilişkiyi başlatabilir. Böylelikle hem fiziksel olarak gücü yetmediği erkekten intikam alır, hem,de "işe yaradığını" keşfeder...

Erkek tarafından aldatılan kadınların bir kısmı " misilleme" olarak eşini aldatıp "eşit" konuma geçer. Ve ancak o zaman rahatlarlar. Bir kısmı bunu bir kere yapar ve bırakır. Bazıları eşi devam ettiği sürece yapar. Diğerleri ise bu "yeni dünyadan" kendilerini kurtaramazlar.Sürekli eşini aldatan erkeklerin bazıları; suçluluk duygusu ve vicdan azabı çekmemek için eşlerini bir şekilde aldatmaya teşvik ederler. Cinsel sapıklığa yatkın olanlar ise, eşinin değişik partnerlerle olmasından ve eşinin onlarla nasıl yatıp-kalktığını anlatmasından zevk alırlar. Bunlarda eşlerini bilerek bu yola iten grupta yer alırlar.

Kadının bulunduğu çevresi ve şartları bu tür ilişkilerle iç içeyse; zamanla özenti,eğilim ve "deneme" merakı uyanabilir. Aldatmanın sıradan olduğu ortamlarda rahatlıkla bu gerçekleşebilir. Bu aile çevresinde olabilir,eş-dost-akraba veya arkadaş, iş yeri çevresinde olabilir.

Ekonomik yoksunluk nedeniyle eşini aldatıp "para kazanan" kadınlarda vardır. Bir bölümü ihtiyacı kadar aldatır. Bir kısmı bastırdığı her şeyi ortaya çıkarıp tatmin olmak için daha sık aldatır. Dünyevi yaşama dair fazla hırsı ve beklentisi olan kadın "para ve güç" elde etmek için eşini aldatabilir.

Diğer yandan sosyal statü değişimi ve yeni bir ortam, yeni bir yaşam anlayışına girmekse aldatmaya yol açabilir.Kadın yapamadığı,bastırdığı aldatma dürtüsünü bu yeni ortamın rahatlığıyla gerçekleştirebilir.Kadının ekonomik özgürlüğünü kazanıp, erkeğinin "önüne geçmesi" bazı kadınların "uyuyan dürtülerini" gıdıklayabilir.

Evlilik yaşının çok erken olması, kalabalık aile içinde yaşama, eşiyle rahat ve huzurlu bir ortamda aşk yaşamayan kadınlarda aldatabilir. Kalabalık aile modelinde kadın eşiyle rahat ve özgür "oynaşamaz,cilveleşemez,sex yapamaz." Özellikle, birde ağır sorumlulukları varsa cinsellik ve kadınlığı ikinci plana itilir. Günün birinde bu yönlerine vurgu yapan ve uyandıran bir erkek kadına cazip gelebilir...

Diğer yandan sex yaşamında erkeğin bencil davranması ve kadını düşünmemesi de aldatmaya itebilir. Bazı kadınlar erkeği cinsellik dışında "iyiyse" bunu pek önemsemezler. Ama hem kaba-saba bencil,hem de sekste eşini tatmin edemiyorsa aldatma olabilir.

Erkeklerin kadının cinsel uyarı bölgelerini çok iyi öğrenmesi gerekir. Kendisini tutmasını ve kadını hazırlamasını bilmelidir. "Kendi işini bitirip" eşine sırtını dönen erkek bir gün "sırtından vurulabilir."

Bazı erkeklerin pasif kişiliksiz olması da kadını güçlü dirayetli bir erkeğe itebilir. Peyami Safa şöyle der: " Her kadın kendisinden güçlü ve kendisine sahiplenecek bir erkeğe sahip olmak ister."

Kadınların eşlerini aldatmalarının önemli bir nedeni de hastalıklardır. Bazı ruhsal ve fiziksel hastalıklar kişiyi aldatmaya itebilir. Depresyon geçiren bir kadın çektiği acıyı yalnızlığı gidermek için (eşiyle de biraz sorunluysa) başını alıp gittiği bir parkta,kafede , tatilde tanıştığı biriyle veya chatta tanıştığı biriyle çıkabilir ve eşini aldatabilir.

Veya düşünce-duygu ve davranışları aşırılığa,taşkınlığa giden "manik" bir hastada hiçbir kural tanımadan eşini aldatabilir. Çünkü manik hasta çok konuşur,uyumaz, sürekli gezer,çok alış-veriş yapar, çok girişken ve sevecen olur, aşırı sekse düşkün olur...

Kişilik bozukluklarında Borderlayn,Histerik ve Psikopat kişiliklerde eşlerini zaman, zaman aldatabilir.Zekası zayıf ve telkine yatkın insanlarda bu yola girebilirler.

Kullanılan bazı ilaçların etkisiyle cinsel güç artıp kişiyi değişikliğe itebilir. Veya aşırı üstrojen hormonu salgılayan bir tümörde kadını hiperseksüel yapıp, aldatmaya sürükleyebilir.

Alkol ve uyuşturucu bağımlısı bazı kadınlarda zamanla kişilik erezyonları ve değer yargılarında aşınma olduğundan aldatma daha kolay olabilir.

Veya çoğul kişilik bozukluğu olan bir kadın kişiliklerinden biriyle aldatmayı gerçekleştirebilir...

Diğer yandan temporal epilepsi bir insanda nöbeti esnasında böyle bir şey yapabilir ve hatırlamayabilir.

Neticede, aldatma insanda olabilen bir özelliktir. Kadınlar daha az aldatırlar. Genetik özellikleri, toplumsal yargılar ve baskılanmalarından dolayı "erkeklere yetişemezler"

Duygusal-cinsel-sevgi anlamında tatmin olan bir kadın; değer yargıları oturmuş kendisinden emin ve olaylara nasıl tepki vereceğini bilen bir kadın da aldatmayı düşünmez...


                  Hangi kadınlar ya da hangi durumlarda kadınlar aldatmaya eğilimli olurlar:

                  -Aile baskısıyla,gönülsüz evliliklerde.

                  -Kalabalık aile ortamlarında eşiyle yeterince baş başa kalamama durumlarında.

                  -Pasif,güvensiz ve sorumluluk almayan erkekle evli olanlar.(Saygı kayboluyor.)

                  -Eleştiren, aşağılayan,fiziksel şiddetesık sık baş vuran koca.

                  -Sevgi ve saygı göstermeyen,özel günlere önem vermeyen koca.

                  -Aile çatışmalarında her halükarda ailesini tutan koca.

                  -Eşi tarafından aldatılmışsa.

                  -Kocanın sürekli alkol yada başka bağımlılık yapıcı madde   kullanması,kumar,kahve ve kıskançlığın olması.

                  -Erkeğin uzun süre evden ayrı kalmaları askerlik,iş yaşamları gereği 6 ay,1 sene yurt dışında çalışanlar.

                   -Erkeğin başka kadınlara ilgi-sevgi gösterip eşine göstermemesi.

                   -Erkeğin öz bakımına dikkat etmemesi(Ağız kokusu, ter,tırnak kiri,iyi giyinmeme.)

                   -Erkeğin cinsellikte bencil davranması(Romantizm ve aşk oyunlarının olmayışı.)

                   -Uzun süre baskı altında kalan kadının,ekonomik ve statü olarak yükselmesi durumlarında.

                   -Etrafında eşini, sevgilisini aldatan arkadaşların olması.

                   -Ruhsal hastalıklar döneminde(Depresyon,mani)Kişilik bozukluklarında.

                   -Kişiliği bozabilen beyin tümörü gibi fiziksel ve hormonal hastalıklar.(Aşırı östrojen hormonu salgılayan tümörler.)

                   -Gençliğinde karşı cinsle hiç flört etmemiş ve ilk flörtü veya aşkı eşi olan bayanların bir kısmı.

                   -Cinsel açıdan tatminsizlik,sürekli erkeğin eve geç gelmesi.

                   -Eşini aşırı kıskanması ve baskı altına alması.
                   
                   -Babası tarafından terkedilen kızların bir kısmı ...

http://www.panik-atak.com
Kayıtlı
§®©
BS
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 787



Üyelik Bilgileri Site
« Yanıtla #2 : 16 Nisan 2007, 21:50:40 »

Çapkınlık,hovardalık,aldatma,aldatılma konuları insanlık tarihi boyunca hep olmuş ve tartışılmıştır.

Çapkınlık."bir insanın sık,sık partner değiştirmesi,daldan dala kanması" olayıdır.Çoğu kez duygusallık aranmaz;anlık hazza dönük eylemdir.Her çapkın insan aynı kategoride düşünülemez.Örneğin manik bir hasta,düşünce,ve davranışlarındaki aşırı hareketliliğe paralel olarak cinsellikte de aşırı istekli olur ve hiç bir sınır tanımadan önüne gelen karşı cinsle ilişki kurmaya çalışır

Yoğun kaygı ve sıkıntısını kumar oynayarak,alkol ve uyuşturucu alarak yatıştıran insanların yanı sıra ,değişik insanlara koplimanlar yapıp onu "düşürmenin"hazıyla yatışan,sakinleşen insanlarda var;Çevresine hava atmak için ne kadar değişik insanla ve fazla sayıda sex yaptığını anlatanlarda vardır...

Gizli homoseksüel eğilimleri olan bazılarının,bu dürtülerinin verdiği rahatsızlığı bastırmak,adeta erkek olduklarını ispatlamak için sürekli kadın"dizmeleri de" görünürde çapkınlıktır...

Telkine yatkın,zeka problemi olan bir insan,etki altında bırakılarak veya kandırılarak değişik insanlarla sex yaptırabilirler.Bunu'da bazılarının çapkınlık gibi gördüklerini biliyoruz.Ekonomik ve sosyal statünün birden değişmesine bağlı hazımsızlıklar vardır.imkan bulamamıştır;bulduğu anda;ne oldum?hissiyle,büyük bir açlıkla saldırabilirler.

Ayrıca yaşamın diğer alanlarında yeterli başarıyı gösteremeyen bazıları,seksüel alandaki " başarıyla "avunabilirler.Çapkınlığın başka boyutları da vardır. Dürtüleri kontrol edememe, aşırı istekli olma(hiperseksüel)boyutu da vardır.Kişi biyolojik,sosyal ve psikolojik açıdan yeterli olgunluğa ve denetim mekanizmasına sahip olmadığında da çapkınlık görülebilir.seks hormonlarının aşırı salgılanması da(çeşitli hormonal,tümöral veya başka nedenlere bağlı)kişiyi aşırı seksüel davranışlara itebilir.

Sık partner değiştiren bazı insanlar ;özellikle iktidarsız olan bazı erkekler,bu durumlarının verdiği baskı ve stresi atmak için ve de"daha ölmediklerini"kanıtlamak için genç ve güzel bayanlarla çıkarlar ve onlara pahalı hediyeler alarak, devamlı iyi davranarak bu durumun deşifre olmamasını isterler.Görünüşte"çok hızlı adamlardır"Buna benzer durumları yaşlı zengin,sosyetik,ünlü birçok bayanda da görüyoruz.Onlar da barlardan 18-25 yaş arası gençleri toplayıp götürebilmektedirler"

Birde"kırkından sonra azma"olayı vardır.seksüel yaşam,yaşın ilerlemesiyle birlikte azalır;bu doğaldır.Fakat"teklemeye başlayanlar,büyük bir panikle:"Eyvah bugüne kadar farklı bir şey yapamadık,"teklemeye de başladık,bari bundan sonra hızlı yaşayalım!düşüncesiyle çapkınlığa başlarlar.

Çapkınlık olayında genetik faktörler rol oynayabilir,fakat yukarıda sıralanan nedenler dışında be de model alma,taklit etme boyutu vardır.Erkek veya kadın,çevresinde hep bu tip insanlarla yüz yüzeyse,değer yargıları buna müsaitse o da bu kervana katılabilir.insan davranışları çevre faktörüyle de çok ilişkili olduğundan eğilimli insanlar negatif ya da pozitif yönde değişebilirler.

Netice olarak;çapkınlık,genetik,biyolojik,psikolojik ve sosyo kültürel faktörlere bağlı,çok yönlü bir evrensel durumdur.

ERKEK HANGİ DURUMLARDA ALDATMAYA EĞİLİMİ OLUR?

 

                     -Bekarlığındaki alışkanlıklarını evlilikte de sürdürüyorsa.(erkek erkeğe gezmeler,geç saatlere kadar dışarıda olmalar.)

                     -Güç ve statü sahibi olunca.

                     -Çapkın arkadaşlarla sürekli aynı ortamlarda bulunuyorsa.

                     -Yaşamın diğer alanlarında yeterince başarılı olamamış,ya da tek boyutlu başarısı varsa bu açığı çapkınlıkla doldurabilir.

                     -Eşi tarafından aşağılanan,erkeklik gururu ile oynanan erkek tekendini kanıtlamak için aldatabilir.

                     -Eşinden ilgi-sevgi destek görmeyen erkekler.

                     -Ruhsal rahatsızlıklarda(Mani,depresyon)

                     -Seksüel isteği artıran ve kişiliği bozan fiziksel hastalıklar(Bazı beyin tümörleri gibi)

                     -Baskıladığı çapkınlık dürtülerini gerçekleştirecek ortama ve şartlara sahip olunca.

                     -Eşi kendisini aldatmışsa.

                     -Eşi aşırı kıskanıyor ve çok bunaltıyorsa.
                   
                     -Eşi cinsel isteklerine yanıt vermiyor ve uzak duruyorsa,yatağını ayırıyorsa.


Şunuda unutmamak gerekirki,erkekler poligamiye yatkındır .Erkeğin eşi,partneri ne kadar güzel olursa olsun gözü yine "çöplüktedir." Sürekli olarak tek eşliliği savunan ve şiddetle poligamiye karşı çıkanların bastırılmış poligamik dürtüleri sözkonusudur.Veya çekingendir,beceremez yada eşinden aşırı korkmaktadır.

http://www.panik-atak.com
Kayıtlı
Ekonometri - M
« Yanıtla #2 : 16 Nisan 2007, 21:50:40 »

 Kayıtlı
gamze başpınar
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 16 Nisan 2007, 22:09:46 »

bence bu aldatma çok basit ve kişiyi küçük düşürücü bir davranış.yani aldatınca ne geçicek eline.kişi zaten akıllı olsa böle saçma sapan hovardalıklara girmez.eğer bu kişi bunu yapmayı kendisine yakıştırıyosa o kişi benim gözümde bir kere küçülmüştür ve en basit insandır.böyle basit şeylerle zaman kaybetmek gereksiz!
Kayıtlı
green
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 25 Nisan 2007, 16:18:58 »

günümüz insanı aldatmayan yokki doğru insanda yok o eski Türk filmlerine bakıp güleceğimize ağlayalım aşk=menfaat olmuş kızlardada erkeklerdede aldatınca birileri birilerini şaşırmıyorum normal şeyler...
Kayıtlı
f_lowers
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 25 Nisan 2007, 20:15:29 »

aladatınca sadece karşındaki insanı değil kendini de aldatmış oluyosun bence.insanı çok küçük düşürücü bir davranış.çok da düşüncesizce ve seviyesizce Kızgın
Kayıtlı
waterlilyYy
waterlilyYy
Ekom Normal Üye
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 89



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : 27 Nisan 2007, 11:17:06 »

bir ilişkiyi bitirebilecek ve de çözümü olmayan tek şey aldatmaktır herhalde.. ki yapan erkekse de kadınsa da bence de kişiliksizdir..her ne arıyosan da ayrıldıktan sonra ara..
Kayıtlı

3. sınıf
ekonometrist
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 27 Nisan 2007, 14:46:16 »

bence aldatılmayı affeden kadın veya erkek aldatılmayı hak eden kadın veya erkektir. TFR184
Kayıtlı
SIVASLI
Ekom Normal Üye
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 250


GENÇ ASLAN__GS


Üyelik Bilgileri Site E-Posta
« Yanıtla #8 : 01 Mayıs 2007, 11:30:32 »

çok kötü bir duygu aldatmak ama aldatılmak çok daha kötü olmalı  tickedoff
Kayıtlı

yükselen ben değilim bak alçalan duvarlar

AŞKIMMM-----)GS
Kivirlemi
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 01 Mayıs 2007, 12:06:21 »

eğer bir kız aldatılmışsa suçun hepsini erkekte aramamalıdır suçun büyük payı kızdadır .
O da biraz adam gibi davransaydı kardeşim Kahkaha
Kayıtlı
alperavci
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : 02 Mayıs 2007, 14:22:40 »

aldatmak aldatılmak ikiside birbirinden beter..bide kim tarafından aldatıldığın yada karşındakini kimle aldattığın var.acısı iki kat oluyo.bizzat üzerimde uygulandı undecided
Kayıtlı
pukay61revolt
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : 02 Mayıs 2007, 14:24:57 »

volkancan dediğine katılıyorum aldatılan biri bunu afedebiliyorsa aldatlmayı hakediyodur.ayrıca bu konuda asıl önemli olan nokta erkekler aldatırken bazı ihtiyacları öne sürüyorlar bence bu da sacma.lemican sucun büyük kısmınıda kıza atmak doğru omasa gerek Göz kırpan.her ne olursa olsunilişkide ayrılırsın ne yapıcaksan yaparsın ondan sonra;)
Kayıtlı
Kivirlemi
Ziyaretçi
« Yanıtla #12 : 03 Mayıs 2007, 12:29:47 »

ben hala sözümün arkasındayım kızdada suç var bi erkeğin bi kızla çıkarken gözü dışardaysa kızdada suç vardır.
Kayıtlı
ekonometrist
Ziyaretçi
« Yanıtla #13 : 03 Mayıs 2007, 12:33:18 »

eğer dışarıda gözü varsa normal insanlar o kişiden ayrılırlar
Kayıtlı
Kivirlemi
Ziyaretçi
« Yanıtla #14 : 03 Mayıs 2007, 12:35:39 »

emin olki o kız da o erkeğin gözünün dışarda olduğunu pat die görüp hop die ayrılıo
Kayıtlı
Ekonometri - M
   

 Kayıtlı
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  



Ekonometrim.Org
Sitemize üye olarak hizmetlerimizden en iyi şekilde yararlanabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.

Tamam

Turkish English French German Italian Dutch Spanish Portuguese Korean Chinese Simplified Japanese Greek Arabic Russian
guvenlisitekonometrim

ekonometri